YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17322
KARAR NO : 2017/5485
KARAR TARİHİ : 16.05.2017
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Müştekiler …ile …’ye yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Müştekilerden …’ye yönelik hırsızlık suçuna konu aracın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması; sanıklardan …’in tekerrüre esas alınan ilamında TCK’nın 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile müdafiilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerinde yer alan “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibarelerinin bulunduğu kısımların çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklardan …’in tekerrüre esas alınan ilamında TCK’nın 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hırsızlık suçuna konu aracın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-26.06.2011 tarihli olay, muhafaza altına alma, CD çözümleme ve araştırma tutanağı içeriğine göre, tanık Asıma Gül’ün olay günü tam sabah ezanı okunduğu sırada saat 04:30 sıralarında, müşteki …’e ait aracı olay yerinin yakın mesafesinde bulunan başka bir sokak üzerinde şüpheli şahıslar tarafından götürülmeye çalışıldığı sırada gördüğünün belirtildiği, tanığın talimatla alınan 24.03.2014 tarihli beyanında ise aracı gördüğü saatin sabaha karşı saat 04:30-05:00 olduğunu belirttiği, mahkemece tanık …’ün beyanı esas alınarak sanıklar hakkında verilen cezanın TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırılmasına karar verilmiş ise de, suç tarihi olan 26.06.2011 tarihinde … ilçesinde güneşin yaz saati uygulaması da dikkate alınarak 05:32’de battığı, TCK’nın 6/1-e maddesi gereğince gece vaktinin 04:32’de bittiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun TCK’nın 6/1-e maddesi tanımlaması uyarınca gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin kesin olarak tespit edilemediği, bu sebeple tanığın yukarıda anılan tutanak içeriğindeki beyanı esas alınsa dahi birkaç dakikalık yanılma ihtimali de göz önüne alındığında durumun sanıklar yararına değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile müdafiilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına,
III-Müştekiler … ile …’ye yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
1-Mala zarar verme suçunun konusunun hırsızlık suçunun konusu ile aynı olması nedeniyle, hırsızlık suçundan hüküm kurulurken ayrıca mala zarar verme suçundan da mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, zira mala zarar verme suçunun yasal unsurunun oluşmayacağı gözetilmeden, sanıkların mala zarar verme suçundan ayrı ayrı beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Müşteki …’e yönelik mala zarar verme suçu yönünden; müştekinin duruşmalarda alınan beyanlarında, olaydan sonra sanıklardan …’in bütün masraflarını karşıladığını, maddi zararının bulunmadığını söylediğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunda TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanmasına rağmen, mala zarar verme suçunda uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile müdafiilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 16.05.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.