YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17820
KARAR NO : 2017/5025
KARAR TARİHİ : 09.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
I-Sanık … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararların 5271 sayılı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup temyizi olanaklı olmadığından, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
II-Sanık … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Sanığın adli sicil kaydından, tekerrüre esas olacak şekilde daha ağır hükümlülükleri bulunduğu anlaşılmasına rağmen daha az ceza içeren ilamın TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasında esas alınması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dairemizce de benimsenen ve Y.C.G.K.’nın 16.04.2013 günlü, 2012/6-1307 esas ve 2013/151 sayılı kararı uyarınca iddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, iddianame de düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanık …’ye olayda kullanılan … plakalı aracı kendisinin kiralayıp kiralamadığının sorulması, gerekirse sanık …’nin tanık … ve diğer sanıklar ile teşhis ettirilerek, araç kiralama sözleşmesinin imza, yazı incelemesi yaptırılarak, tanık Mehmet’in beyanında belirtiği … numaralı telefon araştırılarak, anılan aracı sanık …’nin kiralayıp kiralamadığının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi; olay yeri inceleme raporunda belirtilen, olay yerinden alınan parmak izlerinin sanık …’ye ait olup olmadığının araştırılmaması; sanığın, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan 12.06.2012 tarihli ifadesinin atılı suç ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığı anlaşılmakla, anılan ifadeye ilişkin evrakın, bulunması halinde ilgili dosyasına konularak içeriğinin değerlendirilmesi sonucu tüm deliller çerçevesinde sanığın hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Kabule Göre de;
a-Katılan …’in aşamalardaki beyanlarında; işyerinden bir kısım mermi, havai fişek, defter ve senetlerin çalınmış olduğunu belirttiği ve dosya kapsamından anılan bu eşyaların olay yerinde ele geçirildiğine ilişkin herhangi bir tespitin de bulunmadığının anlaşılması karşısında, hırsızlık eyleminin tamamlandığı gözetilmeden, teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek sanık hakkında eksik ceza tayini,
b-İddianamede sanık hakkında TCK’nın 143. ve 58. maddelerinin uygulanması talep edilmediği halde, 5271 sayılı CMK’nın 226/1. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
c-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
d-Mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar şekilde infazdan sonra 3 yıl denetim süresi belirlenmesi,
e-Adli emanet eşyası hakkında herhangi bir karar verilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 09.05.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.