Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/17965 E. 2017/5378 K. 15.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17965
KARAR NO : 2017/5378
KARAR TARİHİ : 15.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I)Avukat …’nın temyiz talebinin incelenmesinde;
Avukat …’nın soruşturma aşamasında temyiz dışı sanık …’un müdafiisi olduğu, kovuşturma aşamasında 28.01.2014 tarihli duruşmada sanık …’ın müdafii istemediğini belirttiği, adı geçen avukatın dava açıldıktan sonra hiçbir duruşmaya katılmadığı, sadece soruşturma aşamasında görev yaptığı, böylelikle görevinin iddianamenin kabulü ile görevinin sona erdiği, dosyada sanıklar … ve … tarafından verilmiş bir vekaletname bulunmadığı, sanıklara müdafii atandığına dair de herhangi bir bilgi ve belgenin yer almadığı görülerek; sanık … ile avukat … arasında yasal anlamda müdafiilik/vekalet ilişkisi bulunmadığı anlaşıldığından adı geçen avukatın sanık adına hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz talebinin CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II)Sanık …’ın temyiz talebinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın gerekçe metninde belirtildiği üzere bir yakınının ölüm haberini alan kişinin de malını koruyamayacak durumda olduğu kabul edileceğinden; somut olayda eşi vefat eden müştekinin, gerekli hastane işlemlerini yapmasına yardım etme bahanesiyle yaklaşan sanığa karşı malını koruyamayacak durumda olduğu anlaşılarak, sanık hakkında daha ağır temel ceza içeren TCK’nın 142/2-a maddesinden uygulama yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “b” bendinin çıkartılması suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.