Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/18414 E. 2017/4720 K. 27.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18414
KARAR NO : 2017/4720
KARAR TARİHİ : 27.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Somut olayda, yokluğunda verilen Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/01/2011 tarihli ve 2007/320 esas, 2011/15 karar sayılı kararının sanık …’in kovuşturma aşamasının 21/05/2008 tarihli celsesinde bildirdiği adres olan ”Bahçelievler mah. 14. nolu sok. 2/3 Ankara Gaziantep” adresinde yer alan illerden hangisinin doğru olduğu tespit edilmeden doğrudan ”… mah. 14. Sok. No 2/3… ” adresine tebliğe çıkartıldığı, bu itibarla yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşılmakla; sanığın öğrenme üzerine yaptığı 23/04/2015 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1- Denetime olanak sağlaması bakımından, birbiriyle bağlantılı olan inceleme konusu sanık… hakkında ek karar verilerek Dairemize gönderilen Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 2007/320 Esas sayılı dosyası ile Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 2014/607 Esas sayılı dosyasının birleştirilmesi zorunluluğu,
2- Sanığın telefon görüşmelerine konu olan, hakkında Kahramanmaraş 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ nce 27/01/2006 tarihinde dinleme kararı verilen ve Turkcell’ in 03/11/2014 havale tarihli cevabi yazısından … adına kayıtlı olduğu anlaşılan … numaralı telefon hattını kendisinin kullandığını beyan etmesine karşın telefon görüşmelerinin kendisine ait olmadığını savunması ve atılı suçu kabul etmemesi karşısında; telefon konuşmalarına ilişkin CD’ lerin sanığa dinletilmesi, konuşmaların kendisine ait olmadığını beyan etmesi durumunda sanığın ses örneği alınarak telefon konuşmalarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Kabüle göre de;
“Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27/04/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.