Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/18441 E. 2017/5460 K. 16.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18441
KARAR NO : 2017/5460
KARAR TARİHİ : 16.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Katılanın, mahalleden tanıdığı sanığın iş yerine gelerek, yanında çalıştığı patronuna göstermek üzere aldığı cep telefonunu, yarım saat sonra getireceğini söylediği ancak getirmediğini beyanla şikayetçi olduğu, mahkeme aşamasında savunması alınabilen sanığın ise telefonu 100 TL taksitle satın aldığını beyan ederek suçlamayı kabul etmediği, ancak buna ilişkin herhangi bir belge sunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar etmeyen mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmayıp bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın, patronuna göstermek üzere, katılanın iş yerinde kendisine verilen cep telefonunu alarak iade etmemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, aynı Yasanın 141/1. maddesi ile hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından, 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, sanığa yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması hususu infaz aşamasında re’sen dikkate alınabileceğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/05/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.