YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2494
KARAR NO : 2017/8475
KARAR TARİHİ : 12.07.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Sanık …’ın soruşturma aşamasının 06/12/2013 tarihinde alınan beyanında 2011 yılının ortalarında açtıkları iş yerinin ruhsatının ve elektrik aboneliğinin kendisinin adına olduğunu, iş yerinin ise …’e ait olup aynı zamanda ortak olduklarını, 2011 yılında kendisinin ortaklıktan ayrıldığını ve iş yeri faaliyetlerini sanık …’nun devam ettirdiğini, daha sonra elektrik borcu nedeniyle sayacın söküldüğünü öğrenince elektrik idaresine giderek borcun bir kısmını ödediğini, diğer kısmını ise taksitlendirdiğini ancak sanık …’nun kalan borçları ödemediğini ve elektriği kaçak olarak kullandığını öğrenince elektrik aboneliğini 2012 yılının nisan veya mayıs ayında iptal ettirdiğini; kovuşturma aşamasında da iş yerini sanık …’ nun işlettiğini, resmiyette kendisinin adına kayıtlı olduğunu, kendisinin orada ücretli çalıştığını; sanık …’in soruşturma aşamasının 03/01/2013 tarihinde alınan beyanında ise iş yerinin tüm ödemelerini …’ın takip ettiğini kovuşturma aşamasında alınan beyanında da, iş yerinin mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ve sanık …’a iş yerini kiraya verdiğini ifade ettiklerinin anlaşılması karşısında; savunmalarda ileri sürülen hususlar ve tüm dosya kapsamı da dikkate alınarak, gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması bakımından kolluk görevlileri aracılığıyla araştırma yapılarak komşu çevredeki iş yeri işletmecileri ve çalışanları ile suç tarihi itibariyle suça konu iş yerinde çalışan kişilerin tespit edilip, beyanlarına başvurulması, sanık …’ın ruhsat ve elektrik aboneliğini sonlandırmasına ilişkin evrakın ilgili kurumlardan getirtilmesi ile tutanakların düzenlendiği yerin olay tarihi itibariyle her bir sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığının, kullanılmasa bile kaçak kullanımda sorumluluklarının olup olamayacağının araştırılıp değerlendirilerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tespiti gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Katılan kurum görevlilerince 20/09/2011 tarihinde düzenlenen kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağında sayacın sökük olduğunun fakat direk bağlantı yapılarak ölçüsüz enerji kullanıldığının, 27/01/2012 tarihli tutanakta sayacın giriş çıkış uçları çıkartılarak sayaçsız direk sigortaya bağlanıp enerji kullanıldığının ve 21/03/2012 ile 06/04/2012 tarihli tutanaklarda kayıtsız
sayaçtan elektrik kullanıldığının belirtilmesi karşısında; sanıkların suça konu iş yerinde ne kadar süre faaliyet gösterdiklerinin ve dava konusu 21/03/2012 ile 06/04/2012 tarihli tutanaklar itibariyle suça konu sayacı kullanım sürelerinin belirlenmesinin ardından, iş yerinde kullanılan sayacın tüketimi eksik gösterip göstermediği veya tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde sayaca müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için; mümkün olduğu takdirde; keşif yapılıp, söz konusu iş yerindeki elektrikli aletlerin durumu itibariyle kurulu güç ve mümkün olduğu taktirde de faaliyet durumuna göre bu aletlerin çalışma süreleri belirlenip böylece söz konusu dönemde normal kullanıma göre tüketilebilinecek ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırıldıktan sonra bulunacak değerin suça konu sayaçtan geçirilen tüketim miktarıyla uyumlu olup olmadığı ve tutanak öncesi tüketimlerle tutanak sonrası tüketimler arasında fark oluşup oluşmadığı; mümkün olmadığı takdirde ise; sayacı kullanım sürelerine göre tespit tutanaklarında belirtilen endeks değerlerinin uyumlu olup olmadığı ve usulsüz kullanım bedelleri konusunda 20/09/2011, 27/01/2012, 21/03/2012 ile 06/04/2012 tarihli tüm tutanaklar göz önünde bulundurularak her biri bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılacak şekilde teknik bilirkişiden rapor alınıp sanıkların karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmedikleri bu suretle tespit edildikten sonra hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmeleri halinde sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek, sanık …’ ın kurum zararının bir kısmını karşıladığına dair beyanı da gözetilerek sanıkların kurum zararını giderip gidermedikleri sorularak, gidermediklerinin tespiti halinde, sanıklara “bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanacak (vergiler dahil cezasız) tüketim bedeline ilişkin zarar miktarını gidermeleri halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince haklarında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabüle göre de;
4- İddianamede 5237 sayılı TCK’ nın 43. maddesinin uygulanması talep edilmediği halde, 5271 sayılı CMK’ nın 226. maddesi gereğince sanık …’a ek savunma hakkı verilmeden hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulaması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
5- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan yararına vekalet ücretine hükmolunmaması,
6- Sanık … hakkında kurulan hükümde, “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
7- Sanık … hakkında kurulan hükümde, uzun süreli erteli hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı da nazara alınarak, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12/07/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.