Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/3939 E. 2017/7481 K. 19.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3939
KARAR NO : 2017/7481
KARAR TARİHİ : 19.06.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca iade kararı sadece elektrik enerjisi hakkında hırsızlık (karşılıksız yararlanma) suçundan kurulan hükümle ilgili olup, iade kararından sonra mühür bozma suçu yönünden kurulan 04/06/2013 tarihli ikinci karar yok hükmünde olup mühür bozma suçundan kurulan ilk hüküm ve bu hükme karşı yapılan temyiz başvuruları geçerli olduğundan katılan vekilinin mühür bozma suçundan kurulan 10.03.2011 tarihli hükme yönelik temyiz talebi ile elektrik enerjisi hakkında hırsızlık (karşılıksız yararlanma) suçundan kurulan 04/06/2013 tarihli hükme yönelik temyiz taleplerinin yapılan incelemesinde;
I- Sanık hakkında karşılıksız yararlanma ve mühür bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hakkında ölçüye esas mühür fekki yaparak sayaç akım gerilim ucu köprüsünü (mandal) düşürüp kaçak elektrik kullandığına dair tutanak düzenlenen sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında suç tarihinde Kozan cezaevinde tutuklu olduğunu beyan etmesi, Kozan M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ nun 20/05/2010 ve 29/06/2010 havale tarihli cevabi yazılarında sanığın suç tarihinden önce 17/03/2010 tarihinde Ceza İnfaz Kurumu’ na alındığının ve 04/06/2010 tarihinde tahliye edildiğinin belirtilmesi ile kolluk görevlilerince düzenlenen 09/07/2010 tarihli tutanakta suç tarihinde suça konu evde… ve çocukları olan … ile …’ ın eşinin oturduğunun ifade edilmesi karşısında; söz konusu kişilerin beyanlarına da başvurulup sanığın suç tarihinde suça konu evde fiili olarak sorumluluğunun bulunup bulunmadığının kesin bir biçimde belirlenmesi ile sonucuna göre suça konu olayda sanıktan başkaca kişilerin sorumluluklarının bulunduğunun tespit edilmesi durumunda suç duyurusunda bulunularak kamu davası açılması halinde dava dosyalarının birleştirilerek yapılacak yargılama sonucunda sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
II- Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek, sanığın kurum zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, sanığa “bilirkişi tarafından hesaplanan 708, 87 TL değerindeki tüketim bedeline ilişkin zarar miktarını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasının Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
III- Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
1- Mühür bozma suçunun fiil öğesi bağlamında hukuka aykırılık unsurunun oluşması için, mühürleme yetkisinin kanuni dayanağının bulunmasının zorunlu olduğu, özelleştirme uygulamaları hakkındaki 4046 sayılı Kanun, 20.02.2001 tarih ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, 14.03.2013 tarih ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile başka bir özel yasada özelleştirme sonrasında özel şirketlere mühürleme yetkisi verildiğine ve buna aykırı davrananlar hakkında TCK’nun 203. maddesi hükümlerinin uygulanacağına ilişkin bir hükme yer verilmediği, buna göre özel hukuk tüzel kişisi olarak kamusal yetki kullanma hakkı olmadığından, Anayasa ve Kanuna dayalı kamusal yetkiyi kullanan bir makam tarafından konulmuş mühürleme işleminin bulunmaması nedeniyle, sanığa yüklenen “mühür bozma” suçunun unsurları oluşmadığı gözetilmeden, mühür bozma suçundan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Katılan kurumun 20/05/2010 havale tarihli cevabi yazısında 361 numaralı elektrik aboneliğine ilişkin mühürleme tutanağının bulunamadığının belirtilmesi karşısında; sanığın üzerine atılı suçun sübuta ermediği gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 19/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.