YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4055
KARAR NO : 2017/10748
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Katılan kurum görevlilerince 06/03/2009 tarihinde yapılan kontrolde çatı katında bulunan trifaze (mekanik) sayacın yatırılarak diskin dönmesinin engellemesi suretiyle tüketim yapıldığının tespit edilmesi ve fakat sanığın 26/10/2009 tarihinde soruşturma aşamasında alınan beyanında oturduğu eve malzeme çıkarmak amacıyla 2007 yılında bir adet inşaat asansörü aldığını, bunun için de adına ayrı bir abonelik yaptırdığını, söz konusu evin çatı katı tamamlanınca da asansörü söküp çatı katına koyduğunu, asansörü çıkarttığı zaman bağlı bulunduğu kabloyu söküp yerinden çıkartmadığını, gelen görevlilerin de asansör kablosunu görmeleri üzerine kendisinin kaçak elektrik kullandığını zannederek işlem yaptıklarını beyan etmesi karşısında, sanığın beyanı doğrultusunda araştırma yapılarak sanığın asansör için ayrı abonelik sözleşmesi yaptırıp yaptırmadığının, ayrı aboneliğin yaptırılması durumunda hangi tarihten itibaren geçerli olduğunun ve kurulu olduğu yerin katılan kurumdan sorularak sonuca göre bilirkişiden ek rapor alınıp sanığın karşılıksız yararlanma kastını taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek, öncelikle kaçak kullanım süresinin tespiti ile bilirkişiden normal tarifeye göre (vergiler dahil cezasız) kurum zararının belirlenmesine esas olmak üzere ek rapor aldırılıp ardından sanığa “bilirkişi tarafından normal tarifeye göre tespit edilecek vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin zarar miktarını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabüle göre de,
3- 6352 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-f maddesinin yürürlükten kaldırılıp, eylemin aynı yasanın 163/3. maddesi kapsamında karşılıksız yararlanma suçuna dönüştürülmüş olmasına karşın, mahkemece suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK’ nın 142/1-f maddesi ile daha sonra yürürlüğe giren 163/3. maddesi arasında gerekli karşılaştırma yapılarak sonucuna göre sanık lehine olan düzenlemeye göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
4- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme konu elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçunun uyarlama yargılamasına konu yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinde öngörülen tekerrür hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz talebi yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.