Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/4241 E. 2017/4888 K. 08.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4241
KARAR NO : 2017/4888
KARAR TARİHİ : 08.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanığın, suça konu meskende kızının oturduğunu iddia etmesi ve 27.11.2007 tarihinde kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen ifade tutanağında ise suçu kabul etmesi karşısında; soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki ifadeleri arasındaki çelişki giderilerek, tutanağını düzenleyenlerin tanık olarak ifadesine başvurularak ve tutanak tarihinde suça konu yeri kullanan şahsın kimliği mahalle muhtarı, kolluk kuvvetleri aracılığıyla ve diğer resmi abone kayıtlarından araştırılarak tespit edildikten sonra suçu konu yeri kullanan şahsın farklı biri olduğunun belirlenmesi halinde; o şahıs hakkında suç duyurusunda bulunulduktan ve iddianame düzenlenip açılan dava birleştirildikten sonra sonucuna göre sanık hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suça konu yeri kullanan şahsın sanık olduğunun tespiti halinde; 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın kurumun zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, “bilirkişi tarafından tespit edilen KDV dahil 518.56 TL kaçak kullanım bedeline ilişkin zararı gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 08.05.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.