Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/6605 E. 2015/5810 K. 31.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6605
KARAR NO : 2015/5810
KARAR TARİHİ : 31.03.2015

Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 765 sayılı TCK’nın 492/1, 61, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 2.000.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair, …5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.1999 tarihli ve 1996/79 esas, 1999/104 karar sayılı kararını müteakip, 4616 sayılı Kanun’un 1/4. maddesi uyarınca sanık hakkında henüz kesinleşmemiş olan davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine ilişkin aynı Mahkemenin 19.02.2001 tarihli ve 1996/79 esas, 1999/104 karar sayılı ek kararından sonra, kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi kararı üzerinden 5 yıllık süre geçtiği gerekçesiyle sanık hakkındaki kamu davasının 4616 sayılı Kanun’un 1/4-2. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına dair aynı Mahkemenin 09.03.2012 tarihli ve 1996/79 esas, 1999/104 karar sayılı ek kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 14.01.2013 gün ve 2012/564/3210 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.01.2013 gün ve 2013/19646 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, …Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.1995 tarihli iddianamesine göre, sanığın eyleminin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1. maddesinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturduğu ve dava zamanaşımı süresi 15 yıl olup, zamanaşımı süresinin dolmadığı, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/599 esas, 2007/220 sayılı kararına konu olan ikinci suçun 19.12.2004 tarihinde işlendiği, dolayısıyla 4616 sayılı Yasanın 1/4, 765 sayılı Kanun’un 102 ve 104. maddeleri uyarınca davanın ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu, anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre; 4616 sayılı Yasa’nın 1/4 maddesi uyarınca verilen kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi kararı, davayı sonuçlandıran hüküm niteliğinde bulunmadığından, bu karara karşı ancak itiraz yoluna başvurulabilir. Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen 19.02.2001 tarihli ve 1996/79 esas, 1999/104 karar sayılı 4616 sayılı Kanun’un 1/4 maddesi uyarınca kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi kararı sanığa tebliğ edilmediğinden kesinleşmemiştir. Kesinleşme şartı gerçekleşmediği anlaşılan kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi kararı üzerinden 5 yıllık süre geçtiği gerekçesiyle sanık hakkındaki kamu davasının 4616 sayılı Kanun’un 1/4-2. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına dair Mahkemenin 09.03.2012 tarihli ve 1996/79 esas, 1999/104 karar sayılı ek kararı hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan hukuken varlık kazanmayan bir kararın kanun yararına bozma istemine konu edilmesi de mümkün değildir. Açıklanan nedenle …5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2012 tarihli ve 1996/79 esas, 1999/104 karar sayılı ek kararına yönelik konusu bulunmayan kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın mahal mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.