Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/6961 E. 2015/9884 K. 28.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6961
KARAR NO : 2015/9884
KARAR TARİHİ : 28.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
27.12.2013 tarihinde sanık …’in yokluğunda verilip 10.02.2014 tarihinde adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliğ edilen hükmü, sanığın temyiz aşamısındaki müdafii 09.04.2014 tarihinde sanığın ise 10.04.2014 tarihinde yasal süreden sonra temyiz ettikleri ve dilekçelerinde hükmün sanığın dosyada mevcut en son adresi yerine adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine tebliğe çıkarılarak Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine aykırı şekilde tebliğ edildiği ayrıca sanığın karar ve tebliğ tarihlerinde başka bir suçtan verilen hüküm nedeniyle Aksaray ilinde denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulduğu ve yükümlülüğü nedeniyle kamu hizmetinde çalıştığı, kararın kendilerine tebliğ edilmediği, bu nedenlerle temyiz hakkının kullanılamadığı belirtilerek eski hale getirme isteminde de bulunduğu, 5271 sayılı CMK’nın 42. maddesi uyarınca eski hale getirme istemi konusunda karar verme görevi, bu istemle birlikte temyiz itirazı da yapılmış olduğundan, Yargıtay’a ait olduğunun anlaşılması karşısında;
Sanığın yokluğunda verilen kararın öncelikle talimatla alınan 16.07.2010 günlü ifadesinde belirttiği en son adresine tebliğe çıkarılması gerekirken, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine tebliğe çıkarılması Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine aykırı ve usulsüz olup, ayrıca sanığın dilekçesine eklediği denetim planına göre başka bir mahkumiyetinden dolayı 12.12.2013-11.11.2014 tarihleri arasında Aksaray ilinde denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulduğu ve 13.12.2013-05.04.2014 tarihleri arasında yükümlülüğü nedeniyle kamu hizmetinde çalıştığı bu durumda sanığın bulunduğu yerin belirli olduğu halde kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından, sanık … ve müdafiinin eski hale getirme ve temyiz istemleri yerinde görülmüş olup kabulüyle yapılan incelemede;
Hırsızlık suçundan açılan davada, suçun hukuki niteliğinin değişmesi halinde CMK’nın 226/1. maddesi uyarınca ek savunma hakkı vermek suretiyle TCK’nın 165. maddesi ile hüküm kurulmasında yasaya aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabul ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak
Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet, kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına, karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın TCK’nın 53/1. maddesinin a, b, c, d, e bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/05/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.