Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/10522 E. 2017/12018 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10522
KARAR NO : 2017/12018
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
1)Sanık hakkında hırsızlık suçu bakımından; dairemizce 08.09.2015 tarihli, 2014/28055- 2015/13201 Esas – Karar sayılı bozma kararından önce verilen hükmün sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilip Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin süreden reddedildiği, söz konusu bozma ilamına konu ilk kararda sanık hakkında sehven 168. madde açısından bozma yapılmış olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında verilen hırsızlık suçundan neticeten 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmünün, 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği ve bozma öncesi verilen kararda belirlenen bu cezadan fazla cezaya hükmedilemeyeceği gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonucu sanık hakkında hırsızlık suçundan neticeten 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-)5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1 . maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi ile sanık hakkında hüküm fıkrasındaki “4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına”, cümlesinden sonra eklenmek üzere “netice ceza daha önce verilen karardaki cezadan çok olamayacağından 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezanın 2 yıl hapis cezasına indirilmesine” yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.