Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/1121 E. 2017/10405 K. 10.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1121
KARAR NO : 2017/10405
KARAR TARİHİ : 10.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın tür ve süresine göre sanık …’in duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesini yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekiye ait aracın çalınmasından sonra, sanıklardan …’in yer göstermesi sonucu bulunarak hasarlı olarak soruşturma aşamasında müştekiye iade edildiği ve müştekinin kovuşturma aşamasında alınan beyanında araçta meydana gelen hasar nedeniyle uğradığı zararın kamu davası açıldıktan sonra sanıklar tarafından karşılandığını söylediğinin anlaşılması karşısında, aracın soruşturma aşamasında müştekiye hasarlı olarak iade edilmesi sebebiyle 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi gereğince müştekinin kısmi iadeye rıza gösterip göstermeyeceğinin tespitinden sonra, sanıklar hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık …’in temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 10.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.