YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15332
KARAR NO : 2018/4390
KARAR TARİHİ : 27.03.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 18.12.2009 tarihinde kesinleştiği, ihbara konu 5 yıllık deneme süresi içerisinde 27.12.2011 tarihinde işlediği Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30.12.2011 tarih ve 2011/793-716 E.-K. sayılı ilamındaki 3 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyetinin, 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de, UYAP üzerinden alınan adli sicil kaydı üzerinden yapılan incelemede; sanığın denetim süresi içerisinde işlediği ve 11.03.2014 tarihinde kesinleşen Antalya 12. Sulh Ceza Ceza Mahkemesi’nin 18.02.2014 tarih, 2013/449 Esas ve 2015/127 Karar sayılı ilamına konu 6136 sayılı Kanunun 15/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine ilişkin kasıtlı suçun da bulunduğunun tespiti üzerine yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
10.12.2009 tarihli karar ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, deneme süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle ihbar yapıldığının anlaşılması karşısında, mahkemenin 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca duruşma açarak tarafları çağırıp yapılacak yargılama sonucuna göre karar vermesi gerekirken, duruşma açmadan yazılı biçimde evrak üzerinden karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.03.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.