YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/162
KARAR NO : 2017/10378
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdurun, 01.05.2012 tarihli kollukta alınan ifadesinde, suça konu kablolarının yerinde olmadığını fark edince, hurdacılara satılabileceğini düşünerek dolaşmaya başladığını, sanık ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer sanık …’ın da hurdacılara giderek kablo satmaya çalıştıklarını öğrenip, sanıkları takip ederek Gölmarmara’ya geldiğini, sanıkların kabloları satmış olduğu tanık …’ye ait iş yerinde kablolarını bularak polise durumu ihbar ettiğini bildirdiği, kabloların bakırları eritilmiş halde görevlilerce mağdura teslim edildiği, hakkında suç eşyası olduğunu bilerek satın almak veya kabul etmek suçundan kamu davası açılan, ancak Uyap ekranı üzerinden yapılan sorgulamada beraat kararı verilen …’nin alınan beyanında, suça konu kabloları, toplam 160.00 Tl bedelle sanıklardan hırsızlık malı olduğunu bilmeyerek satın aldığını bildirdiği, mağdurun mahkeme aşamasında alınan beyanında sanıkların zararını karşıladığını bildirerek şikayetinden vazgeçtiği ancak hangi aşamada karşılandığına dair bir bilginin bulunmadığı, yine sanık …’in 14.05.2013 tarihli temyiz dilekçesinde, mağdurun çalmış oldukları kablolarını yeniden döşetmek suretiyle zararını karşıladıkları yönündeki beyanı karşısında;
Öncelikle, sanıkların bahse konu malzemeyi satın alan ve hakkında beraat kararı verildiği anlaşılan tanık …’ye satım bedelini (160 TL) ödemiş olup olmadıklarının tespiti, ödenmemiş olması halinde hakkında uygulama koşulları bulunmadığından, TCK’nın 168. maddesiyle uygulamaması, ödenmiş olması halinde ise, hem mağdura zararının giderildiği tarihin, hem de üçüncü kişi olan …’ye satım bedelinin ödeme zamanının tespit edilip, sonucuna göre, kovuşturma aşamasında bedelin ödenmiş olması halinde sanık hakkında TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanması, şayet soruşturma aşamasında ödenmiş olması halinde ise bu kez TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerekeceğinin gözetilmesi zorunluluğu,
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık …’nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10/10/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.