Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/18387 E. 2017/11618 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18387
KARAR NO : 2017/11618
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

İTİRAZ

Hırsızlık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve iftira suçlarından suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan duruşma sonunda; anılan suçlardan hakkında verilen mahkumiyet kararına ilişkin İstanbul Anadolu 2.Çocuk Mahkemesince verilen 04.02.2011 tarih 2009/340 esas, 2011/61 karar sayılı hükmün suça sürüklenen çocuk tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.06.2014 tarih ve 2013/14084-2014/19617 sayılı ilamı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin onanmasına karar verildiği, bu karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.06.2014 tarih ve 11-2011/202263 sayılı yazısı ile özetle, suça sürüklenen çocuğun yakalandığında ve polis merkezine götürüldüğünde hakkında yapılacak takibattan kurtulmak amacı ve kastıyla iki farklı isim beyan ettiği, aynı gün içerisinde iki farklı isim beyan etmesinin tek bir amaca yönelik olduğu gözetilmeden suça sürüklenen çocuğun sadece iftira suçu yerine iki ayrı suçtan mahkum edilmesinin yasaya aykırı olduğundan bahisle itiraz talebinde bulunulduğu, itiraz üzerine dosya Dairemize gönderilmekle yeniden incelenip 22.12.2014 tarihinde itiraz reddolunarak dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildiği, Genel Kurul kararınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülerek dosya Dairemize gönderilmekle, okundu incelendi,gereği düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.06.2014 tarih ve 11-2011/202263 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 02.06.2014 tarih ve 2013/14084-2014/19617 karar sayılı onama kararı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve iftira suçları bakımından kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk … ‘nin, hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle yakalandığında kendisini gerçekte var olmayan birisi olan … olarak tanıttığının, sonrasında ise kollukta kendisini gerçekte var olan … olarak tanıtarak bu isimli ifade verdiğinin anlaşıldığı olayda; suça sürüklenen çocuğun gerçekleştirdiği bu eylemler ile gerçek kimliğini gizleyerek soruşturmadan kurtulmayı amaçladığı, eylemlerinin kül halinde değerlendirilerek iftira suçunu oluşturduğu görülerek, suça sürüklenen çocuğun sadece iftira suçundan cezalandırılması gerektiği anlaşıldığı halde, yazılı şekilde hem iftira suçundan hem de resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ‘nin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son. maddesi gereği ceza süresi yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına, 30/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.