YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/19777
KARAR NO : 2017/14506
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler incelenerek, gereği düşünüldü:
02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 307. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi değiştirilerek;
“Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir”… şeklindeki düzenleme karşısında, yerel mahkemece verilen direnme kararı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilen dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca Dairemize gönderilmekle;
Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
a)Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
b)Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,
c)Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
d)İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak,
Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir.
İncelenen dosya kapsamından;
Dairemizce 09.02.2016 tarihinde ilk hükmün; “…sanıkların tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmedikleri, birlikte … iline gittiklerini ancak suça konu olaya karışmadıklarını bildirdikleri, sanıkların kullandıkları aracın GPRS kayıtlarından hırsızlık olayının gerçekleştirildiği sıralarda müştekiye ait sokağın yakınlarında bulunduğuna dair tutanaklar dışında, olay yerini gören kamera görüntüleri ile suça konu olayı gören tanık beyanları, parmak izi gibi somut verilerin de elde edilemediğinin anlaşılması karşısında; sanıkların yüklenen suçları işlediklerine ilişkin hükümlülüklerine yeterli hukuka uygun, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçtan ayrı ayrı beraatleri yerine yazılı şekilde hükümlülüklerine karar verilmesi,” nedeniyle bozulmasından sonra, yerel mahkemece ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan gerekçeyle hüküm kurularak, bu kez önceki kararda yer almayan; “Önceki kararda belirtildiği, iddianamede de anlatıldığı şekilde sanık … aynı olay nedeniyle İzmir 25.Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanıp ceza aldığını belirtmiş olmakla, gerek belirtilen mahkemeden gerekse UYAP üzerinden yapılan sorgulamada aynı tarihte aynı sanıkların hem …’da hem de… ve … mahallesinde başka yerlerden hırsızlık yaptıkları sebebiyle cezalandırıldıkları yani kaba tabir ile mobil hareketlerle hırsızlık eylemini yaptıkları ve her iki eylemin faklı olduğu anlaşılmıştır. Yani sanıklar olay günü ve gecesinde menderes gaziemir gibi ilçelerde hırsızlığa başlayarak her geçtikleri yerde hırsızlıklarını devam ettirdikleri ve son olarak aydında da aynı şekilde hırsızlıkları yaptıkları anlaşılmaktadır. Yapılan hırsızlıklar yapılış şekliyle aynıdır. Yani ev ve işyerlerine kapı kırarak girmek suretiyle hırsızlık yaptıkları şeklindedir. Sanıkların araçlarının sinyal bilgileri gerek soruşturma dosyasında gerekse duruşmada değerlendirilmiş ve gerek…’in ilçelerindeki gerekse aydındaki işlenen hırsızlık eylemleri sırasında; hep hırsızlık yapılan yerlerde sinyal aldığı anlaşılmaktadır. Bundan daha güçlü delil olamaz. Her evde kamera kaydı yada tanık bulunmasını beklemek mantıklı değildir. Parmak izi bırakmayacak şekilde çalışıp geride iz bırakmamak da sanıkların lehine yorumlanmamalıdır. Bu durumda profesyonelce çalışan hırsızlık eylemlerine prim verilmiş olacaktır. Sanıklar geride en güçlü delili bırakmıştır. Hırsızlık yapılan yer ve saatlerde araç sinyal bilgilerinin incelemesinde sinyallerin o saatlerde o bölgelerde olduğu görülmektedir. Sanıklar akraba ziyaretine gitmiştik demiş iseler de hangi akraba olduğunu dahi söyleyememişlerdir. Teknolojik gelişmeler ile sinyal bilgileri güçlü bir delil olarak değerlendirmek ve adli olaylara uygulamak gerekir. Sonuç olarak soruşturma aşamasında değerlendirildiği ve önceki kararda da aynı delillere yollama yapılarak kabul edildiği üzere sanıklar hırsızlık amacıyla araç kiraladıktan sonra…, …, … gibi yerlerde mobil hırsızlık yapar gibi seri hırsızlık yapmış ve her çaldıkları yerlerde aracın sinyal bilgilerinden oralarda oldukları anlaşılmaktadır. Yani sanıklar güçlü delil bırakmıştır. Bundan daha fazla delil bırakılması beklenemez. Klasik parmak izi, tanık yada kamera kaydı gibi deliller yoksa doğrudan beraat kararı verilmesi yeterli olamaz. Her olayın niteliğine göre delil farklı olabilir. Zaten sanıklar ertesi günü İzmir’de şüphe üzerine durdurulmak istenmiş kaçtıkları görülünce takip ile yakalanmış ve izmir’in ilçelerinde çaldıkları eşyaların bir kısmı ile yakalanmışlardır. Daha sonra serbest bırakıldıktan sonra başka bir ihbar üzerine 25 gün sonra yakalanmışlar ve bu kere üzerlerinde sahte kimliklerle yakalanmışlardır. Yani sanıklar bu işi profesyonel olarak yaptıkları anlaşılmakla ve dosyamızdaki deliller de sanıkların eylemini sabitlemiştir. Dolayısıyla önceki kararda direnilmiştir. ” şeklindeki yeni ve değişik gerekçeyle direnilerek sanıklar hakkında ilk hükümdeki gibi hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet hükmü verilmiştir.
Bu itibarla, yerel Mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, ilk hükümde yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle kurulan hüküm olduğundan yeni hüküm niteliğinde kabul edilmek suretiyle yapılan temyiz incelemesinde;
Önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere; Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanıkların tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmedikleri, birlikte … iline gittiklerini ancak suça konu olaya karışmadıklarını bildirdikleri, sanıkların kullandıkları aracın GPRS kayıtlarından hırsızlık olayının gerçekleştirildiği sıralarda müştekiye ait sokağın yakınlarında bulunduğuna dair tutanaklar dışında, olay yerini gören kamera görüntüleri ile suça konu olayı gören tanık beyanları, parmak izi gibi somut verilerin de elde edilemediğinin anlaşılması karşısında; sanıkların yüklenen suçları işlediklerine ilişkin hükümlülüklerine yeterli hukuka uygun, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçtan ayrı ayrı beraatleri yerine yazılı şekilde hükümlülüklerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12/12/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.