Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/2380 E. 2017/10708 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2380
KARAR NO : 2017/10708
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların suça konu malzemeleri at arabasına yükledikten ve kaçmaya başladıktan sonra sinirlenmeleri üzerine kendi istekleri üzerine at arabasını durdurup geri dönerek katılan …’u yaraladıkları anlaşılan olayda; suç tamamlandıktan sonra kullanılan cebirin malın alınmasına yönelik olmadığı, sanıkların sinirlendikleri için olay yerine dönerek katılanı yaraladıkları anlaşılarak, haklarında yağma suçundan hüküm kurulması gerektiğine ilişkin tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
I)Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Tanık …’nun olayın gerçekleştiği iş yerinde bekçi olduğu düşünüldüğünde sanıklardan …’i suça konu eşyaların çalınmasını engellemek amacıyla jop ile darp etmesi haksız tahrik oluşturmayacağından; sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, sanığın diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve sanık … müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkarılarak yerlerine, “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Katılan …’nun duruşmadaki beyanında işyerinden çalınan malzemelerden 20-25 adet şampuanın iade edildiğini söylediği anlaşılarak; katılana kısmi iadeye muvafakat edip etmediği sorularak sonuca göre sanıklar hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK.nın 168/1-4 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık indiriminin uygulanması ihtimalinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.