Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/2598 E. 2017/11211 K. 24.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2598
KARAR NO : 2017/11211
KARAR TARİHİ : 24.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın savunmasında, 10.12.2012 ve 23.12.2012 tarihlerinde, müştekinin iş yeri önünde bulunan ve etrafı çevrili olmayan yerden hurda malzemeleri, saat 06:30 sıralarında aldıklarını beyan ettiği, dosya içerisinde mevcut kamera izleme tutanağı içeriğine göre, sanığın kullandığı aracın 23.12.2012 tarihinde 07:38 sıralarında olay yerine geldiği, yine kamera kaydı görüntü izleme tutanağı içeriğine göre, 10.12.2012 tarihinde ise aracın 07:45 sıralarında iş yeri önüne gelerek hurda malzemeleri aldığı, kamera kayıt sisteminin, normal saatten bir saat ileri olduğunun belirtildiği, ilk suç tarihi olan 10.12.2012 tarihinde Denizli ilinde saatin 07:04’te doğduğu, 23.12.2012 tarihli ikinci olay tarihinde ise 07:12’de doğduğunun anlaşılması karşısında; atılı suçların gece sayılan vakitte gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile yapılan incelemede;
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık …’a sirayetine, 24/10/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.