Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/4860 E. 2017/10788 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4860
KARAR NO : 2017/10788
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, iftira
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan dolayı ayrı ayrı tayin edilen 1.200’er TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiilerinin temyiz istemlerinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk … hakkında iftira suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
Dosyada yer alan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Bakırköy Şube Müdürlüğü’nden alınan 10.02.2013 tarihli raporda, suça sürüklenen çocuk hakkında “iftira” suçunu da kapsayacak şekilde rapor düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamede yer alan (I) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında …’nun kimlik bilgilerini vererek onun hakkında dava açılmasını sağladıktan sonra, gerek 10.02.2013 tarihli savcılık ifadesinde, gerekse 29.05.2014 tarihli duruşmada, asıl suçu işleyenin kendisi olduğunu, Yasin Furkan’ın kimlik bilgilerini verdiğini belirterek etkin pişmanlık gösterdiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 269/3-a maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 17.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.