Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/4933 E. 2017/10838 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4933
KARAR NO : 2017/10838
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
III numaralı bozma nedeni gözetilerek, suça sürüklenen çocuğun beraati yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmiş ise de; bu yönde kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği mümkün görülmekle yapılan incelemede;
14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 1.600 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
a-)Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler yönünden:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerinden “b” bendinin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
b-)Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hüküm yönünden:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-25.05.2012 tarihli olay ve araştırma tutanağı ile kolluk görevlilerinin soyut beyanı dışında, sanığın üzerine atılı suçu birden fazla kişi ile birlikte işlediğine ilişkin somut ve kesin delil bulunmadığı halde, sanık hakkında verilen cezada TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca artırım yapılması,
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından; sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Oluş ve dosya kapsamına göre; katılanın evinden çalınan eşyalardan DVD player’in tanık …’e satmak üzere hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanık … tarafından getirildiği, tanık …’in eşi … tarafından suça konu DVD player’in kolluk görevlilerine teslim edildiği, sanık …’ın aşamalarda alınan savunmasında katılanın evinden çalınan DVD player’in yeğeni olan sanık … tarafından kendisine satması için verildiğini, bunun üzerine tanık …’in evine giderek elindeki DVD’yi 50 TL’ye satmak istediğini söylediği, sanık …’nın da katılanın evinden çalınan DVD’yi hurda toplamak için gittikleri bir çöplükten bularak halası ‘a kullanması için verdiğini beyan ettiği; suça sürüklenen çocuk … ile sanık …’in ise aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçu inkar ettikleri, suça sürüklenen çocuk … ile sanık … hakkında kolluk tarafından tutulan 25.05.2012 tarihli olay ve araştırma tutanağı ile tutanak tanıklarının duruşmada alınan beyanlarına göre; ismini vermek istemeyen ve aynı çevrede oturan iki çocuğun olay günü sanıklar …, … ve suça sürüklenen çocuk …’ın katılanın evinin yakınına geldiklerinin ve katılanın karşı komşusunun merdiven boşluğunda katılanın evini kastederek “ …dedenin evine çıkar oradan geçeriz” şeklinde aralarında konuştuklarını duyduklarına dair beyanda bulunduklarının tutanağa bağlandığı ve tanıkların duruşmada da tutanak içeriğini doğruladıkları, ancak bunun dışında suça sürüklenen çocuk … ile sanık …’in üzerlerine atılı eylemleri işlediklerine dair başkaca bir delilin bulunmadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk … ve sanık …’ın tüm aşamalarda atılı suçu inkar etmeleri, katılanın olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisinin bulunmaması,suça sürüklenen çocuk ve sanığın savunmalarının aksini ispatlayan, kolluk görevlilerinin soyut beyanı dışında, somut deliller ile desteklenmeyen, cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu kararda açıklanıp gösterilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ile sanık …’in temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.