Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/4978 E. 2017/11744 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4978
KARAR NO : 2017/11744
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 1.320 TL adli para cezasına ilişkin hükümlerin, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-25.09.2010 tarihli yakalama ve yer gösterme tutanağına göre, suça sürüklenen çocukların mağdur …’a yönelik eylemi gerçekleştirdiklerine dair beyanları üzerine 26.09.2010 tarihinde mağdurun ifadesinin alındığı, mağdurun kolluktaki beyanında, üç gün önce işyerini açmaya gittiğinde işyeri arkasında bulunan sürgülü kapının camının kırıldığını gördüğünü ifade etmesine rağmen, duruşmadaki beyanında 03.00 sıralarında emniyetten haber gelmesi üzerine hırsızlığı öğrendiğini beyan ettiği, suça sürüklenen çocuk …’nun ise suçu gece vakti işlediklerini beyan ettiği ancak suç saati konusunda bir açıklamada bulunmadığının anlaşılması karşısında, müştekinin beyanları arasındaki çelişki giderilmeden ve suçun gece sayılan zaman dilimi içinde işlendiğini gösteren kanıtların neler olduğu açıklanıp tartışılmadan, işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 116/4. maddesi ve hırsızlık suçundan hüküm kurulurken suçun gece işlendiği gerekçesiyle TCK’nın 143. maddesi ile uygulama yapılması,
2-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlendiği anlaşılmakla TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
3-Suça sürüklenen çocuğun mağdurun işyerinden çaldığı eşyaların iki adet bıçak, iki adet kutu kola ve 2-3 TL’den ibaret bozuk para olduğu, bilirkişi raporunda bıçakların ikinci el değerlerinin olay tarihinde 20 TL, iki adet kolanın ise 4 TL olduğunun bildirilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle, TCK’nın 145. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 31.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.