YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5223
KARAR NO : 2017/14622
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay günü 21.00 sıralarında, katılanlardan …’in evine, önceden vardıkları fikir ve eylem birliği kapsamında sanık …’ın balkonun altında gözcülük yaptığı sırada suça sürüklenen çocuk …’un açık olan balkon kapısından girdiği, suça sürüklenen çocuk …’un holdeki sandalye üzerinde bulunan katılanlar … ve …’e ait 2 adet çanta ile katılan …’in yatak odasında bulunan ziynet eşyalarını çalmaları şeklinde gerçekleşen olayda, sanık ile suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin çaldıkları eşyaların farklı kişilere ait olduklarını bilemeyecekleri gözetilerek tek suç oluşturduğu düşünülmeksizin mahkemece 13.09.2011 tarih ve 2011/328-240 E.-K sayılı ilamı ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında iki ayrı hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verildiği, suça sürüklenen çocuk …’un katılan …’ye yönelik eylemine ilişkin olarak hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, anılan ilamın sanık … müdafii tarafından temyizi üzerine eylemin tek hırsızlık suçunu oluşturması sebebiyle Dairemizin 02.04.2012 tarih ve 2012/1567-7601 E.-K sayılı ilamı ile bozulmasına, bozma kararının da temyize gelmeyen suça sürüklenen çocuk …’un katılan …’e karşı eylemine ilişkin verilen hüküm yönünden sirayetine karar verildiği, Dairemizin bozma kararı sonrası mahkemece sanık … hakkında yapılan yargılama sırasında sirayet nedeniyle suça sürüklenen çocuk …’un katılan …’e karşı eylemine ilişkin verilen hüküm ve temyiz konusu fiilin bir parçası ile ilgili olarak suça sürüklenen çocuk hakkında katılan …’ye yönelik eylemine ilişkin olarak hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak tek hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında daha önce hüküm kurulduğundan bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Dairemizin 02.04.2012 tarih ve 2012/1567-7601 E.-K sayılı bozma kararının lehe olan kısımları yönünden temyize gelmeyen suça sürüklenen çocuk …’a da sirayeti nedeniyle temyiz konusu fiilin bir parçası ile ilgili olarak suça sürüklenen çocuk …’un katılan …’ye yönelik eylemine ilişkin olarak hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılıp suça sürüklenen çocuk …’un katılan …’e karşı eylemine ilişkin verilen hüküm ile birlikte değerlendirme yapılarak suça sürüklenen çocuk … hakkında mahalinde tek bir hırsızlık suçundan hüküm kurulabileceği değerlendirilerek sanık … hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine göre “suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saik” göz önünde bulundurularak temel cezanın belirlenmesi gerektiği; sanık … ile temyize gelmeyen suça sürüklenen çocuk …’in suç işlemek için önceden anlaşarak TCK’nın 37/1. maddesi kapsamında suça doğrudan katıldıklarının anlaşılması karşısında, benzer gerekçeler ile suça sürüklenen çocuk … hakkında alt sınırdan hüküm kurulmasına karşın, sanık … hakkında TCK’nın 61. maddesinde yer almayan “sanığın dosyaya yansıyan kişiliği, suça olan eğilimi” de gerekçe gösterilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi,
2-Dosya kapsamına göre hırsızlık eyleminin saat 21:00 sıralarında işlendiği sabit olduğu gibi, mahkemenin kabulüne göre de eylem saatinin 21:15 olarak belirtildiği, suç tarihinde güneşin 20:18’de battığının ve 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesi uyarınca yaz saati uygulaması da dikkate alındığında gecenin 21:18’de başladığının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçunun TCK’nın 6/1-e maddesi tanımlaması uyarınca gece sayılan zaman diliminde işlendiğinin kesin olarak tespit edilemediği, bu sebeple birkaç dakikalık yanılma ihtimali göz önüne alınarak durumun sanık yararına değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 325. maddesi uyarınca bozmanın lehe olan kısımları yönünden, Mahkemece 13.09.2011 tarih ve 2011/328-240 E.-K. ilk hükmü temyiz etmeyen suça sürüklenen çocuk …’a SİRAYETİNE (suça sürüklenen çocuk …’in katılan …’ye yönelik eylemine ilişkin olarak hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin olarak da) 12.12.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.