Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/5319 E. 2017/12259 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5319
KARAR NO : 2017/12259
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Her ne kadar sanık duruşmada alınan savunmasında, müştekinin bir çift ayakkabısının çalındığı apartmana … ile birlikte girdiklerini hatırladığını söylemiş ise de, olay anını gösteren 29.04.2014 tarihli tutanak içeriğine göre olayın olduğu saatte apartmana sanıktan başka giren kişinin olmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamede yer alan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiği yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında hükümlülüğünün birden fazla suçtan verilen cezalardan oluşması karşısında, en ağır cezayı içeren hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmemiş ise de, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesinde yer alan, “tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınacak cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmü uyarınca tekerrüre esas alınacak miktarın infaz aşamasında belirlenebilecek olması nedeniyle, belirtilen bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihi olan 25.04.2014’de güneşin yaz saati uygulaması da dikkate alınarak 06:11’de doğduğu TCK’nın 6/1-e maddesi gereğince gündüz vaktinin 05:11’de başladığı, 29.04.2014 tarihli tutanak içeriğine göre, olayın saat 05:25-05:29 sıralarında gerçekleştiğinin, buna göre suçun gündüz sayılan zaman diliminde işlendiği anlaşılmasına karşın, hırsızlık suçu bakımından, TCK’nın 143. maddesince artırım yapılması; konut dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından ise aynı yasanın 116/1. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmiş olması,
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hırsızlık suçuna ilişkin hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 142/1-b, 145 ve 62. maddeleri gereğince sonuç cezanın “10 ay hapis cezası” olarak belirlenmesine; konut dokunulmazlığının ihlali suçuna ilişkin hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 116/1 ve 62. maddeleri gereğince sonuç cezanın “5 ay hapis cezası” olarak belirlenmesine; hüküm fıkrasının TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerinden de “b” bendinin çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.11.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.