YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5382
KARAR NO : 2017/11768
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Tanık …’un kolluk beyanında sanığın bilgisayarı alıp götürmeye çalıştığı sırada gördüğünü ve müdahale ettiğini ancak sanığın kendisini itekleyip kaçtığını belirtmiş olması yine tanık …’nın kolluk beyanında ses üzerine baktığında sanıkla abisinin kavga yaptıklarını gördüğünü, bilgisayarı atarak kaçtığını belirtmiş olması ve sanığın evden toplam dört adet cep telefonunu çaldığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve münakaşasının üst görevli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Dosya kapsamından müştekinin tanık …’ın işyerinde kendisine ait bir adet telefonu görüp teşhis ederek teslim aldığı bu haliyle TCK’nın 168. maddesinin yasal şartlarının oluşmadığı ancak müştekinin mahkemedeki beyanında şikayetçi olmadığını zaten telefonlarında kendisine iade edildiğini belirttiği buna göre diğer üç telefonun müştekiye iade edilip edilmediği sorulup edilmiş ise iadenin ne zaman ve ne şekilde yapıldığı tespit edilerek sanığın iade etmiş olması halinde müştekiye kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakat edip etmediği sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-“Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş olduğu suç dolayısıyla hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-Sanığın adli sicil kaydına göre en ağır cezayı gerektiren mahkumiyetinin tekerrüre esas alınması yerine karar gerekçesinde birden fazla ilamın tekerrüre esas alınması suretiyle infazda duraksamaya neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son. maddesi gereği sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 31.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.