Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/5652 E. 2017/12201 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5652
KARAR NO : 2017/12201
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında yapılan tebliğin usul ve yasaya uygun olduğu, sanığın savunmasında beyan ettiği adresinden ayrılmış olduğu, yerleşim yeri adresinin de bulunmadığı, mahkemece, kolluk tarafından tüm araştırmalara rağmen sanığın yerleşim yeri adresinin tespit edilememesi üzerine ilanen ve basın yayın yoluyla tebligat yapıldığı en son tebligatın 11.10.2013 tarihli … Gazetesinde yayımlandığı, sanığın 1 nolu Sincan Cezaevine 18/10/2013 tarihinde girdiği, basın yayın yoluyla ilanen tebligatın yapıldığı 11.10.2013 tarihinden bir hafta sonra tebliğ yapılmış sayılacağı, tebliğ yapılmış sayılacağı tarihin 18/10/2013’de başladığı sanığın da aynı gün cezaevine girdiğinin anlaşılması karşıısnda; temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından verilen hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılanın, olay tarihinde saat 20:00 sıralarında evinden ayrılıp, 22:30 sıralarında döndüğü, sanığın savunmasında suçlamayı kabul ettiği ancak suçun işlendiği saat yönünden bir beyanın bulunmadığı, Uyap ekranı üzerinden yapılan sorgulamada, suç tarihinde Ankara ili Mamak ilçesinde güneşin batış saatinin 20.25 olduğu geceden sayılan zaman diliminin ise 21.25’de başladığının anlaşılması karşısında; sanığa fiili işlediği sırada saatin kaç olduğu hususu sorulup suçun işlendiği zaman dilimi tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken ve atılı suçun gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan eksik inceleme ile hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 143/1. ve 116/4. maddeleri uygulanmak suretiyle ceza tayini,
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07/11/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.