Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/5653 E. 2017/11044 K. 19.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5653
KARAR NO : 2017/11044
KARAR TARİHİ : 19.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay tarihinde mağdur ile sanığın arkadaşları ile birlikte lokantaya gittikleri, mağdur lavaboya gittiği sırada masa üzerinde bulunan mağdura ait cep telefonunu çalan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine uyduğu gözetilmeden aynı Yasanın 141/1. maddesi ile hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması, mağdur beyanı ile tüm dosya kapsamına göre sanığın eylemini suç tarihinde geceden sayılan zaman diliminde gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan cezada TCK’nın 143. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, yine tanık …’ın kollukta ve mahkemede alınan beyanlarına göre sanığın kendisine sattığı telefonun çalıntı olduğunu IMEI sorgulamasında anladığı ve kolluk güçlerine haber verdiği suça konu telefonun kolluk güçlerince mağdura teslim edildiği anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında hırsızlık kurulan hükümde TCK’nın 168. maddesinin uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.