Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/614 E. 2017/12217 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/614
KARAR NO : 2017/12217
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, kamu malına zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müşteki … vekilinin katılma hususunda beyanı alınmamışsa da; vekilin duruşmalara katılıp, sunmuş olduğu dilekçelerde sanıklardan şikayetçi olduğu ve cezalandırılmalarını talep ettiği ve mahkemece verilen hükmü temyiz etmekle açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla; CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören müşteki …’ın davaya katılmasına ve vekilinin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmesi talebi ile yapılan incelemede;
I- Sanıklar …, ve … hakkında verilen beraat kararlarının temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların, müşteki kuruma ait petrol boru hattından hortum vasıtasıyla çektikleri ham petrolü, kamyonetin kasasında bulunan tanka yükleyip hakimiyet alanına soktuktan sonra, seyir halinde iken yoldan çıkarak yan yatması üzerine kaza yerinde bırakıp kaçtıklarının anlaşılması karşısında, eylemin tamamlanmış olduğunun gözetilmeden hükmolunan cezalardan teşebbüs nedeniyle indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi,
2)Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin, o yer Cumhuriyet Savcısının ve katılan kurum vekilinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 07/11/2017 gününde I. numaralı madde yönünden oybirliği, II. madde yönünden oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Suç tarihi olan 09.10.2010 günü saat 09:30 sıralarında İlçe Jandarma Komutanlığına … köyü ile … ilçesi arasında kalan yolda plakası olmayan bir kamyonetin yoldan çıkarak devrildiğinin ve kamyonetten mazot sızdığının ihbar edilmesi üzerine olay yerine gidildiği; aracın motor şase numarasından … plaka sayılı araç olduğu, bahse konu aracın sanıklardan hakkında beraat kararı verilen …’ye ait olduğunun tespit edildiği,
Sanık …’un aşamalarda alınan savunmasında, suçta kullanılan araca ait anahtarın, aracın maliki olan … tarafından kendi bilgisi dahilinde büroda bulunan masa çekmecesine bırakıldığını, …’nin bulunmadığı 06/10/2010-09/10/2010 tarihleri arasında da büroyu kendisinin açıp kapattığını, suça konu aracı zaman zaman kendisinin ve arkadaşı olan sanık …’ın da kullandığını, 07.10.2010 tarihinde … büroya gelerek kendi işi için aracı istediğini, kendisinin ayrıca aracın debriyajında sıkıntı bulunduğu ve yağlanması gerektiği için sanayide bakımım yaptırmasını istediğini, …’ın da anahtarı alıp işlerini halledip aracın sanayide bakımını yaptırdıktan sonra aracı park edip, aynı gün gelerek anahtarı teslim ettiğini beyan ettiği,
Sanık …’ın benzer savunmalarda bulunduğu, aracı kullandığını ikrarı nedeniyle araçta parmak izinin çıkmasının olağan olduğu,
Sanık …’ın, 09.10.2010 tarihinde, gezmekte iken aracın park edilen yerde olmadığını görerek durumu araç sahibine bildirdiği,
Sanık …’in aynı gün Yenişehir Polis Merkezi Amirliğine başvurarak aracın kayıp olması nedeniyle şikayetçi olduğu, buna ilişkin belgelerinde dosya içerisinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; şüphe sanık lehine yorumlanmalı şeklindeki evrensel hukuk kuralı gereğince sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetlerine hükmedilmesi nedeniyle kararın bozulması yerine yazılı şekilde bozma kararı verilmesine dair sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyoruz.