YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6140
KARAR NO : 2017/12666
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 51. ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddelerindeki ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan …’ye ait işyerindeki raflardan bir kısım bilgisayar parçaları ile masanın üzerinden işyeri çalışanı olan diğer katılan …’e ait cep telefonunu çalan sanığın, çalmış olduğu eşyaların farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında tek bir hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerekirken hatalı nitelendirme ile aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilmek suretiyle, sanığa verilen cezada TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca artırım yapılması,
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 43/2-1. maddesinin uygulanmasına ilişkin
bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 142/1-b ve 62. maddeleri gereğince sonuç cezanın “1 yıl 8 ay hapis cezası” olarak belirlenmesine ve hüküm fıkrasının TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden de “b” bendinin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.11.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.