YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6253
KARAR NO : 2017/12684
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.06.2013 tarih, 2012/9-1465 Esas ve 2013/325 Karar sayılı ilamına göre; sanık hakkında iddianamede uygulanması talep edilmeyen 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması için ayrıca 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmemiş ise de, sanık …’un yakalama kararı üzerine Osmaniye 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/112 d. iş sayılı celsesinde alınan savunmasında sabıkalı olduğunu beyan etmesi ve herhangi bir itirazda bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığa CMK’nın 226. maddesi uyarınca ayrıca ek savunma verilmesine gerek olmadığı kabul edildiğinden, bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık …’un konut dokunulmazlığını ihlal suçunu, sanık … ile birlikte gerçekleştirdiği halde hakkında TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması, sanıkların bahse konu cep telefonunu satın alan ve hakkında beraat kararı verildiği anlaşılan tanık …’e satım bedelini ödediklerine dair dosyada herhangi bir beyan ya da belgenin bulunmaması karşısında haklarında uygulama koşulları bulunmadığı halde TCK’nın 168. maddesiyle uygulanması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, sanığın diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkarılarak yerlerine, “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/11/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.