Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/7797 E. 2017/13337 K. 23.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7797
KARAR NO : 2017/13337
KARAR TARİHİ : 23.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-)Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Suça sürüklenen çocuk ve sanık hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddede hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk … ve sanık …’ın temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-)Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen kararların 5271 sayılı Yasanın 231/12. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup temyizi olanaklı olmadığından, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
III-)Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk ve sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi ile uygulama yapılırken, anılan maddenin 2. fıkrasındaki indirim oranının üst sınırı olan 1/2 oranından daha fazla indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 1/2 oranında indirim yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan cezadan indirim yapılmasını öngören şahsi sebebe ilişkin 5237 Sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin, suça sürüklenen çocuğun yaşı nedeniyle indirimi öngören aynı Kanun’un 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması,
3-Suça sürüklenen çocuk …’ın suç tarihinde henüz 18 yaşını ikmal etmediği ve suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olması nedeniyle TCK’nın 50/3. maddesi gereğince hakkında hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların aynı kanunun 50/1. maddesi gereğince adli para cezası ya da diğer tedbirlerden birine çevrilmesi zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
4-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, erteleme hükümlerine göre daha lehe olan 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesi düzenlenen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ile sanık …’ın temyiz istemleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozmanın kararı temyiz etmeyen sanık …’na sirayetine 23.11.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.