YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8061
KARAR NO : 2017/12245
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hapis cezası geri bırakılan sanığın, denetim süresi içerisinde yeni suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi gereğince önceki hükmün değiştirilmeden önceki gibi açıklanması gerekirken, mahkemenin hükmü değiştirerek hapis cezasını paraya çevirmek suretiyle yeni bir hüküm kurması; yine hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/2. maddesindeki yasal zorunluluk nedeniyle adli para cezası dışında TCK’nın 50/1. maddesindeki seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’in temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hapis cezası geri bırakılan sanığın, denetim süresi içerisinde yeni suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi gereğince önceki hükmün değiştirilmeden önceki gibi açıklanması gerekirken, mahkemenin hükmü değiştirerek hapis cezasını paraya çevirmek suretiyle yeni bir hüküm kurması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi olan 10.04.2011 günü güneşin yaz saati uygulaması da dikkate alınarak 05:47’de doğduğu TCK’nın 6/1-e maddesi gereğince gündüz vaktinin 04:47’de başladığı, yakalama tutanağı içeriğine göre de saat 05.15’te katılanın işyerine girmeye çalışan şahısların olduğunun ihbarı üzerine olay yerine gelen kolluk kuvvetlerinin sokak üzerinde sanığı yakaladıklarının anlaşılması karşısında; eylemin gündüz vakti gerçekleştirildiğinin kabulü gerekirken, sanık hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 142/1-b, 35/2, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince sonuç cezanın 6.000 TL adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Hapis cezası geri bırakılan sanığın, denetim süresi içerisinde yeni suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi gereğince önceki hükmün değiştirilmeden önceki gibi açıklanması gerekirken, mahkemenin hükmü değiştirerek hapis cezasını ertelemek suretiyle yeni bir hüküm kurması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihi olan 10.04.2011 günü güneşin yaz saati uygulaması da dikkate alınarak 05:47’de doğduğu TCK’nın 6/1-e maddesi gereğince gündüz vaktinin 04:47’de başladığı, yakalama tutanağı içeriğine göre de saat 05.15’te katılanın işyerine girmeye çalışan şahısların olduğunun ihbarı üzerine olay yerine gelen kolluk kuvvetlerinin sokak üzerinde sanığı yakaladıklarının anlaşılması karşısında; eylemin gündüz vakti gerçekleştirildiğinin kabulü gerekirken, sanık hakkında TCK’nın 116/2. maddesi yerine 116/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmiş olması,
2-İşyeri kepenginin yarıya kadar açık olduğu, dört adet asma kilitten bir tanesinin kesilmiş halkasının yerde bulunduğu diğerlerinin ise bulunamadığı, işyeri giriş kapısının kilidinin sağlam olup içeri girilmediği ve işyerinden çalınan eşya olmadığının olay yeri inceleme raporu ile katılanın beyanından anlaşılması karşısında; işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun icrai hareketlerine başlanmış olmasına rağmen işyerine girilememesi nedeniyle suçun teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü gerekirken, yazılı şekilde tamamlanmış suçtan ceza verilmesi,
3-5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede yer verilmeyen TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
4-Kabule göre de;
a-) İddianamede, sanık hakkında TCK’nın 116/4. maddesine yer verilmediği halde, CMK’nın 226/1. maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
b-) Uzun süreli erteli hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı da gözetilerek, TCK’nın 53. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 07.11.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.