YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8184
KARAR NO : 2017/14128
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk …’nin zorunlu müdafiiliğini üstlenen Av. …’ün, hükmün açıklanmasının geri bırakılma kararının yeniden açıklanması için yapılan duruşmada suça sürüklenen çocuğu temsil yetkisi devam ettiği, bu nedenle 23/02/2016 tarihli duruşmada bulunma ve suça sürüklenen çocuğu temsil yetkisi bulunduğu halde, müdafiilik görevi sona erdiğinden bahisle duruşmadan çıkartılması yerinde görülmediği, bu nedenle hükmü temyize yetkisi bulunduğundan, temyiz isteminin reddine dair verilen 08/04/2016 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede,
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 1.320 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz taleplerinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
1-Suça sürüklenen çocuk …’nin zorunlu müdafiiliğini üstlenen Av. …’ün, hükmün açıklanmasının geri bırakılma kararının yeniden açıklanması için yapılan duruşmada suça sürüklenen çocuğu temsil yetkisi devam ettiği, bu nedenle 23/02/2016 tarihli duruşmada bulunma ve suça sürüklenen çocuğu temsil yetkisi bulunduğu halde, müdafiilik görevi sona erdiğinden bahisle duruşmadan çıkartılarak 5271 sayılı CMK’nın 147, 191 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca ”Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar” ile 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine
eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.