YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9156
KARAR NO : 2017/14498
KARAR TARİHİ : 12.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmün Segbis aracılığıyla sanığın yüzüne karşı okunmasına rağmen temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağı belirtilerek yanıltılmakla sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığın suça konu aracı düz kontak yapmak suretiyle çalıştırıp garajdan çıkardıktan sonra direksiyonun kilitlenmesi nedeniyle ana yolda bırakarak terk etmesi karşısında; tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında teşebbüs nedeniyle belirlenen 1/4 indirim oranının takdirinde yasaya aykırılık bulunmadığından indirim oranının alt sınırdan, en az oranda tayin edildiği yönündeki bozma isteyen 1 nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın kapıları pencereleri kapalı ve kilitli olan aracın pencerelerini zorlamak suretiyle açarak içeri girdiği ve aracı düz kontak yapmak suretiyle çalmaya teşebbüs ettiği somut olayda, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeyerek aynı Yasanın 142/1-e. maddesi ile hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından, hırsızlık suçuna konu aracın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
1-İddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5271 Sayılı CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığının anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak ek savunma hakkı da verilmeden 5271 Sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
2-Hırsızlık eyleminin, suça konu olan aracın mülkiyetine yönelik olduğunun anlaşılması karşısında mala zarar verme suçunun oluşmayacağının gözetilmeyerek mala zarar verme suçundan beraat kararı yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,12/12/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.