Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/9229 E. 2017/14729 K. 14.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9229
KARAR NO : 2017/14729
KARAR TARİHİ : 14.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanık ile suça sürüklenen çocuğun müştekiye ait evin dış çevresi tel örgü ile çevrili bahçesinde bulunan iki adet koyunu araca koyarak çalmaları suretiyle gerçekleştirilen eylemin, hırsızlık suçunun yanında birden fazla kişi tarafından birlikte konut dokunulmazlığının ihlali suçunu da oluşturduğu anlaşılmakla, sanık hakkında anılan suç nedeniyle zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiş, sanık ile suça sürüklenen çocuğun müştekiye ait evin dış çevresi tel örgü ile çevrili bahçesinde bulunan iki adet koyunu araca koyarak çaldıkları sırada tanık …’un olayı hemen cep telefonu ile müştekiye bildirmesi üzerine tesadüfen aracı ile köyün 2 km uzağında bulunan müştekinin sanıkların aracını köy çıkışında fark ederek takip etmeye başlaması şeklinde gerçekleşen olayda, eylem tamamlandığı halde sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK 35. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.