Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/9588 E. 2017/11252 K. 24.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9588
KARAR NO : 2017/11252
KARAR TARİHİ : 24.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, zamanaşımı süresi içerisinde konut dokunulmazlığının ihlali suçundan işlem yapılması mümkün görülmüştür.
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hapis cezası geri bırakılan sanığın, denetim süresi içerisinde yeni suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi gereğince önceki hükmün değiştirilmeden önceki gibi açıklanması gerekirken, mahkemenin hükmü değiştirerek hapis cezasını ertelemek suretiyle yeni bir hüküm kurması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Daha önceki 11.11.2010 tarihli hükümde adli para cezası tercih edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000 TL adli para cezasına hükmedildiği, sanığın deneme süresi içerisinde yeniden suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün 24.12.2014 tarihli karar ile açıklandığı, daha önce verilen hükümde TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasının, yine verilen “2.000 TL” adli para cezasının aleyhe temyiz olmaması nedeniyle kazanılmış hak oluşturduğu, bu itibarla; 11.11.2010 tarihli hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın aleyhine olacak şekilde TCK’nın 151. maddesi uygulanırken bu kez hapis cezasının tercih edilmesi, yine sanık hakkında 62. maddenin uygulanmamasına karar verilmesi suretiyle CMK’nın 231/11. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 24.10.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.