Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/9695 E. 2017/14485 K. 12.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9695
KARAR NO : 2017/14485
KARAR TARİHİ : 12.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
… Belediyesine ait araziye sonradan kullanılmak üzere bırakılan su borularının çalınması şeklindeki sanığın eyleminin,suça konu boruların kamu yarar ve hizmetine henüz tahsis edilmediği, yine suça konu yerin de açık alanda bırakıldığı ve tel örgü, çit vs ile çevrili olmadığı, bu haliyle eylemin adet ve tahsis gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında işlenilmiş suçu da oluşturmayacağı anlaşıldığından, mahkemesince sanık hakkında TCK’nın 141/1. maddesi ile uygulama yapılarak hüküm kurulması isabetli görüldüğünden, yine her ne kadar hırsızlık suçu bakımından sanık hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması iddianamede istenmiş ve sanığa ek savunma verilmeksizin tamamlanmış suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın iddianamede gösterilen maddelerin uygulanmama ihtimalinden haberdar olması halinde ayrıca ek savunma hakkı verilmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 13.12.2011 gün ve 356-272 sayılı kararı da gözetilerek TCK’nın 35. maddesinin uygulanmaması ihtimali ile ek savunma verilmesi gerektiğine dair tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilememiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerden “b” bendinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.