YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1287
KARAR NO : 2017/6291
KARAR TARİHİ : 30.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar , …, … ve … hakkında, müştekiler …, … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle Susurluk Cumhuriyet Başsavcılığının; 17.10.2008 tarih, 2008/432 soruşturma, 2008/591 esas ve 2008/288 iddianame numarası ile 5237 sayılı TCK’nın 220/1, 142/1-c, 143, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı, açılan bu davanın Mahkemenin 2008/372 Esas numarasına kaydedildiği, sanıklar hakkında örgüt kurmak suçundan beraat, müşteki …’e yönelik eylemleri nedeniyle sanıklar … ve …’a mahkumiyet kararı verildiği halde, müştekiler … ve …’e yönelik eylemleri nedeniyle iş bu soruşturma numarası üzerinden (2008/432 sayılı soruşturma no) herhangi bir karar verilmemiş ise de; sanık … hakkında müştekiler … ve …’e karşı aynı tarihli eylemleri nedeniyle 30.10.2008 tarihinde 2008/468 soruşturma numarası ile ikinci kez dava açılarak Mahkeme’nin 2008/385 esas numarasına kaydedildiği ve 2013/199 sayılı karar ile … hakkında her iki müştekiye yönelik eylemleri nedeniyle mahkumiyet kararı verildiği anlaşıldığından, 2008/468 soruşturma numaralı dosya sonradan açılmış ise de; usul ekonomisi bakımından bu davanın (2008/385 Esas-2013/199 karar) kabulü ile, sanıklar … (mükerrer olması nedeniyle reddi yönünde) …, … ve … hakkında, müştekiler … ve …’e yönelik eylemleri nedeniyle açılan 17.10.2008 tarih, 2008/432 soruşturma, 2008/372 esas sayılı dosya üzerinden zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I-Sanık … hakkında müştekiler …, … ve …’na yönelik eylemleri, sanık … hakkında müşteki …’na yönelik eylemleri, sanık … hakkında müşteki …’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık …’ın müştekiler … ve …’e yönelik eyleminde; Olay tarihinde müştekilerin aynı otobüs firması ile farklı koltuklarda seyahat ettikleri, mola sırasında 51 numaralı koltukta oturan İsmail’e ait diz üstü bilgisayarın, 45 numaralı koltukta oturan …’a ait içinde cep telefonu bulunan montunun, koltuk üst raflarından çalınması şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, sanığın her bir eşyanın farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu halde, müşteki sayısınca hırsızlık suçunun oluştuğu gözetilmeksizin eylemin zincirleme suç kabul edilerek, 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık …, … ve … tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …’ın, …’ın ve …’nun temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin” çıkartılarak, yerlerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar … hakkında müştekiler …, …, …, …, …, …, …, …, … ile sanık … hakkında müştekiler …, …, …, Yusouf Mohamed Kıamal, …, …, …, …, …, …’a, sanık …’nun müşteki …’a yönelik eylemleri hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
II-a)Sanıklar … ve … hakkında müşteki Mustafa Serkan Türkmen’e yönelik eylemleri hakkında yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-07.04.2008 tarihli olay yeri tespit tutanağı içeriğine göre, dinlenme tesislerinde son zamanlarda meydana gelen hırsızlık olayları nedeniyle önleyici kuvvetin yapmış olduğu göz ile takipte, sanıklardan Özcan’ın bir otobüse eli boş şekilde bindiği, bir kaç dakika sonra elinde bir bilgisayar çantası ile inerek bir başka otobüse bindiğinin görüldüğü, bunun üzerine sanığın yanına gidilerek bilgisayarın kime ait olduğu sorulunca, önce kendisine daha sonra kardeşine ait olduğunu söylediği, ancak açılış şifresini giremediği, bunun üzerine sanığın bilgisayarı fırlatarak kaçmaya
./.
başladığı ve kovalamaca sonucu yakalandığı, bir süre sonra müştekinin yanlarına gelerek bilgisayarın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, sanık …’in ise, Özcan’ın beyanları doğrultusunda, kolluk güçlerince yapılan bildirim üzerine binmiş olduğu bir başka otobüste iken Balıkesir ilinde yakalandığının anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden tamamlanmış suçtan hüküm kurulmak suretiyle haklarında fazla ceza tayini,
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
II-b) Sanık … hakkında müştekiler …, Yusouf Mohamed Kıamal ve Selman Kardağ’a yönelik eylemleri hakkında yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazlarının reddi ile,
1-Sanık …’ın, müştekilere yönelik eylemlerinde, suç tarihlerinde Adil Vezirhöyük adına kayıtlı telefon hattını kullandığı ve bu hattın suç tarihlerinde suç mahalli çevresindeki baz istasyonlarının kullanması suretiyle sinyal verdiğine ilişkin tespitin mahkumiyete esas alındığı, ancak sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, hattın sahibi olan Adil Vezirhöyük isimli bir kişiyi tanımadığını, onun adına kayıtlı 0539 227 51 98 numaralı telefon hattını da kullanmadığını beyan ettiği, belirtilen telefon numarasının sanık tarafından kullanıldığına ilişkin delillerin karar yerinde gösterilmediği, Jandarmanın bilgi notunda telefon hattının sanık tarafından kullanıldığına ilişkin bilginin delilinin dosyaya yansıtılmadığı gözetilerek, kolluktan bu telefon hattının sanık tarafından kullanıldığına ilişkin delillerin ne olduğunun sorulması, hat sahibi Adil Vezirhöyük’ün suça konu hattın kendisine ait olup olmadığı husus sorulup, suça konu hattı kullanmadığını ve kendisi adına kayıtlı böyle bir numaranın bulunmadığını savunması halinde; Adil Vezirhöyük isimli şahsın kimlik bilgileri kullanılarak hattın açık hat olarak alınmış olabileceği ihtimali de değerlendirilerek, sanığın adına kayıtlı bulunan 0539 227 51 98 telefon numarasını kabul etmemesi sebebiyle abone kayıt sözleşmesinin aslının GSM şirketinden istenilerek, sanıktan alınan imza örnekleri ile karşılaştırmasının uzman bilirkişi marifetiyle yapılması, ayrıca sanığın o tarihte aradığı veya sanığı arayan üçüncü şahıslara ait cep telefonu numaraları ile bu şahısların kimlikleri tespit edilerek beyanlarının alınarak sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorularak sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Olay tarihinde, diğer müştekilerin arkadaşı olup aynı otobüste yolculuk yapmakta olan Yusouf Mohamed Kıamal’ın mp3 çalarının çalındığı iddiasıyla dava açılarak mahkumiyet kararı verilmiş ise de; müşteki Yusouf’un hiç bir aşamada dinlenilmediği, yalnızca diğer müşteki …’ın “ arkadaşının da mp3 çalarının çalındığına” dair beyanı ile yetinildiğinin anlaşılması nedeniyle, Yusouf Mohamed Kıamal’ın açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek beyanın alınarak şikayet ve delillerinin değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Farklı koltuk numaralarında oturan müştekilerden Selman’a ait koltuk sehpası üzerinde duran kamera ve telefonunun, müşteki Dilara’ya ait çantasının içinde bulunan fotoğraf makinasının ve müşteki Yousof’a ait mp3 çaların çalınması şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, sanığın her bir
./.
eşyanın farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu halde, müşteki sayısınca hırsızlık suçunun oluştuğu gözetilmeksizin eylemin zincirleme suç kabul edilerek, 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini karşı,
4-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına,
II-c) Sanık … hakkında müştekiler …’a, …’a ve …’a yönelik eylemi hakkında yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazlarının reddi ile,
1-Sanık …’ın, müştekilere yönelik eylemlerinde, suç tarihlerinde Adil Vezirhöyük adına kayıtlı telefon hattını kullandığı ve bu hattın suç tarihlerinde suç mahalli çevresindeki baz istasyonlarının kullanması suretiyle sinyal verdiğine ilişkin tespitin mahkumiyete esas alındığı, ancak sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, olay tarihinde Zonguldak ili Karabük ilçesinde pazarcılık ile uğraştığını, hattın sahibi olan Adil Vezirhöyük isimli bir kişiyi tanımadığını, onun adına kayıtlı 0539 227 51 98 numaralı telefon hattını da kullanmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmediği, belirtilen telefon numarasının sanık tarafından kullanıldığına ilişkin delillerin karar yerinde gösterilmediği, Jandarmanın bilgi notunda telefon hattının sanık tarafından kullanıldığına ilişkin bilginin delilinin dosyaya yansıtılmadığı gözetilerek, kolluktan bu telefon hattının sanık tarafından kullanıldığına ilişkin delillerin ne olduğunun sorulması, hat sahibi Adil Vezirhöyük’ün suça konu hattın kendisine ait olup olmadığı husus sorulup, suça konu hattı kullanmadığını ve kendisi adına kayıtlı böyle bir numaranın bulunmadığını savunması halinde; Adil Vezirhöyük isimli şahsın kimlik bilgileri kullanılarak hattın açık hat olarak alınmış olabileceği ihtimali de değerlendirilerek, sanığın adına kayıtlı bulunan 0539 227 51 98 telefon numarasını kabul etmemesi sebebiyle abone kayıt sözleşmesinin aslının GSM şirketinden istenilerek, sanıktan alınan imza örnekleri ile karşılaştırmasının uzman bilirkişi marifetiyle yapılması, ayrıca sanığın o tarihte aradığı veya sanığı arayan üçüncü şahıslara ait cep telefonu numaraları ile bu şahısların kimlikleri tespit edilerek beyanlarının alınarak sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorularak sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA,
II-d) Sanık … hakkında müşteki …’ya yönelik eylemi hakkında yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazlarının reddi ile,
1-Müşteki Tuna Doğancı’ya ait lap top bilgisayar ve fotoğraf makinalarının suç tarihi olan 30.06.2007 tarihinde, saat 03:00 sıralarında, seyahat etmekte olduğu otobüs firması Susurluk
./.
Türker Dinlenme Tesislerinde mola verdiği sırada, bırakmış olduğu, koltuk üst raf kısmından çalındığı, sanık …’ın ise, aynı gün, gönderici ismi kendi olan bir kargo paketini, İstanbul ili Taksim şubesinden, Manisa ili Mesir şubesine alıcısı Kadir Okay şeklinde gönderdiği, sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek, olay tarihinden bir kaç gün önce Afyon Cezaevinden tahliye olduğunu ve İzmir’de bulunduğunu beyan ettiği, Uyap ekranından yapılan incelemede sanığın 28.06.2007 tarihinde Sinanpaşa A1 tipi Kapalı Ceza infaz Kurumundan tahliye edildiğinin anlaşıldığı, dosya içeriğinde mevcut kargo şirketinin göndermiş olduğu cevabi belgede kargo içeriği hakkında herhangi bir kaydın bulunmadığı, sanığın alınan aile nüfus kayıt örneğinde, babasının isminin Kadir Okyay olduğunun anlaşılması karşısında, Kadir Okyay’ın tanık olarak dinlenilerek, olaya konu kargo paketini teslim alıp almadığı, almış ise içeriği hususlarında beyanının alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-TCK’nın 58. maddesinin uygulaması sırasında tekerrüre esas alınan İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/512-2007/849 E-K sayılı ilamının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonraki bir tarih olması nedeniyle tekerrüre esas oluşturmayacağı; bu ilamın yerine adli sicil kaydında yazılı olan Balıkesir 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.05.2006 tarihinde kesinleşen 17.05.2006 gün ve 2004/693-403 sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan hükmedilen 2 ay 6 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA,
II-e) Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik eylemi hakkında yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazlarının reddi ile,
1-Müşteki …’ın, 01.04.2008 tarihinde, otobüs firmasıyla İzmir ilinden Balıkesir iline gittiği, otobüs firmasının, 04:00 sıralarında Susurluk Türker Dinlenme Tesislerinde mola verdiği, müştekinin bu sırada uyuduğu, bir süre sonra uyandığında oturmuş olduğu koltuğun üst rafına bıraktığı laptopunun çalındığı, sanık …’ın adına kayıtlı telefon hattının olay saatlerinde suç mahalli çevresindeki baz istasyonlarının kullanması suretiyle sinyal verdiği, yine sanığın ertesi gün, gönderici ismi kendi olan bir kargo paketini, Ankara ili Cebeci şubesinden, Keçiören şubesine gönderdiği, paketi Alper Evren isimli bir şahsın teslim aldığı, sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek, İstanbul iline gidip geldiğini, bu sırada olay yerinde mola vermiş olabileceklerini, kimseye kargo göndermediğini ve Alper Evren isimli bir şahsı tanımadığını beyan ettiği, dosya içeriğinde mevcut kargo şirketinin göndermiş olduğu cevabi belgede kargo içeriği hakkında herhangi bir kaydın bulunmadığının anlaşılması karşısında;Alper Evren isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgileri gerekirse kargo firmasından ilgili belgeler sorulmak suretiyle temin edilip, sanık …’ı tanıyıp tanımadığı, suç tarihinde kargo paketini teslim alıp almadığı, almış ise içeriği tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
./.
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
II-f) Sanık … hakkında müştekiler … ve …’na yönelik eylemleri hakkında yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Olay tarihinde müştekilerin aynı otobüs firması ile farklı koltuklarda seyahat ettikleri, mola sırasında 27 numaralı koltukta oturan Sinan’a ait lap top çantasının, 16 numaralı koltukta oturan Ertan’a ait içinde anahtarlar, ruhsat, cep telefonu gibi eşyalarının bulunduğu sırt çantalarının, koltuk üst raflarından çalınması şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, sanığın her bir eşyanın farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu halde, müşteki sayısınca hırsızlık suçunun oluştuğu gözetilmeksizin eylemin zincirleme suç kabul edilerek, 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken temel ceza maddesinin TCK’nun 142/1-c maddesi olarak belirlenip 2 yıl hapis cezasına hükmedildiği, sonrasında 143 maddesi gereğince artırım en fazla 1/3 oranında yapılabilecekken oran belirtilmeksizin 3 yıl hapse karar verilip, tekrar 3 yıl hapis cezası üzerinden 143. madde gereğince 1/6 oranında artırım yapılması suretiyle 3 yıl 6 ay hapse karar verilerek hükümde karışıklığa yol açılması,
3-TCK’nın 58. maddesinin uygulaması sırasında tekerrüre esas alınan İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/512-2007/849 E-K sayılı ilamının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonraki bir tarih olması nedeniyle tekerrüre esas oluşturmayacağı; bu ilamın yerine adli sicil kaydında yazılı olan Balıkesir 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.05.2006 tarihinde kesinleşen 17.05.2006 gün ve 2004/693-403 sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan hükmedilen 2 ay 6 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına,
II-g) Sanık … hakkında müşteki …’e yönelik eylemi hakkında yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazlarının reddi ile,
1-Müşteki …’e ait lap top bilgisayar ve inşaat mühendisi diplomasının, suç tarihi olan 28.06.2006 tarihinde, seyahat etmekte olduğu otobüs firması Susurluk Türker Dinlenme Tesislerinde mola verdiği sırada, bırakmış olduğu, koltuk üst raf kısmından çalındığı, sanık …’ın ise, aynı gün, gönderici ve alıcı ismi kendi olan bir kargo paketini, İstanbul ili Taksim şubesinden, İzmir ili Nokta şubesine gönderdiği, sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek, olay tarihinde Afyonkarahisar Sinanpaşa Kapalı Cezaevinde olduğunu beyan ettiği, dosya içeriğinde mevcut kargo şirketinin göndermiş olduğu cevabi belgede kargo içeriği hakkında herhangi bir kaydın bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın suçun işlendiği 28.06.2006 tarihinde cezaevinde olup olmadığının sorulmadan, aynı gün suça konu eşyaları kendi ismi ile kargo yoluyla gönderdiği şeklinde yeterli olmayan gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi ,
./.
Kabule göre de;
2-TCK’nın 58. maddesinin uygulaması sırasında tekerrüre esas alınan İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/512-2007/849 E-K sayılı ilamının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonraki bir tarih olması nedeniyle tekerrüre esas oluşturmayacağı; bu ilamın yerine adli sicil kaydında yazılı olan Balıkesir 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.05.2006 tarihinde kesinleşen 17.05.2006 gün ve 2004/693-403 sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan hükmedilen 2 ay 6 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA,
II-h) Sanık … hakkında müştekiler … ve …’ye yönelik eylemleri hakkında yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazlarının reddi,
1-Müştekiler … ve …’ye ait bilgisayar çantalarının içerisindeki eşyalarla birlikte, suç tarihi olan 22.09.2007 tarihinde, seyahat etmekte olduğu otobüs firması Susurluk Türker Dinlenme Tesislerinde mola verdiği sırada, bırakmış oldukları, koltuk üst raf kısmından çalındığı, Suat’a ait çalınan kredi kartı ile 30 dakika sonra Alper Market isimli iş yerinde 30 TL tutarında alışveriş yapıldığının müşteki tarafından bildirildiği, sanık …’ kendisinin kullandığı cep telefonu numarasının olay saatlerinde suç mahalli çevresindeki baz istasyonlarının kullanması suretiyle sinyal verdiği, olaydan dört gün sonra da göndericisi ve alıcısı kendi olan bir kargo paketini, İstanbul ili Taksim şubesinden, İzmir ili Nokta şubesine gönderdiği, sanığın mahkeme aşamasında alına savunmasında, suça konu telefonu kendisinin kullandığını, olay tarihinde araç parçası almak üzere İstanbul’a gittiğini ve aldığı parçaları da daha sonra İzmir ilinde teslim almak üzere kargoya verdiğini beyan ederek suçlamayı kabul etmediği,dosya içeriğinde mevcut kargo şirketinin göndermiş olduğu cevabi belgede kargo içeriği hakkında herhangi bir kaydın bulunmadığının anlaşılması karşısında,müşteki Suat’a ait kredi kart bilgileri ve ekstrenin temin edilerek, yapılan harcamaların şifre kullanılarak mı yoksa imza karşılığı mı yapıldığı, şifre kullanılarak yapılmış ise bankasından sorulmak suretiyle şifrenin nasıl oluşturulduğu, harcamalar imza karşılığı yapılmış ise varsa sliplerin temin edilerek atılı bulunan imzaların sanık …’in eli ürünü olup olmadığının saptanması, mümkün olması halinde harcamaların yapıldığı işyeri ve ATM’nin güvenlik kamera görüntülerinin temin edilerek görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, mahkemece, sanığın suçun işlendiği mahalde bulunması ve olaydan dört gün sonra adına kargo göndermesi şeklinde yasal ve yeterli olmayan eksik inceleme ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Olay tarihinde müştekilerin aynı otobüs firması ile farklı koltuklarda seyahat ettikleri, mola sırasında 48 numaralı koltukta oturan …’a ait lap top çantasının, 49 numaralı koltukta oturan …’ye ait içinde laptop, kredi kartları, ehliyet, banka kartları ve cep telefonu gibi eşyalarının bulunduğu bilgisayar çantalarının, koltuk üst raflarından çalınması şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, sanığın her bir eşyanın farklı kişilere ait olduğunu bilebilecek durumda olduğu halde, müşteki sayısınca hırsızlık suçunun oluştuğu gözetilmeksizin eylemin zincirleme suç kabul edilerek, 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini ,
./.
3-TCK’nın 58. maddesinin uygulaması sırasında tekerrüre esas alınan İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/512-2007/849 E-K sayılı ilamının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonraki bir tarih olması nedeniyle tekerrüre esas oluşturmayacağı; bu ilamın yerine adli sicil kaydında yazılı olan Balıkesir 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.05.2006 tarihinde kesinleşen 17.05.2006 gün ve 2004/693-403 sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan hükmedilen 2 ay 6 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına,
II-i) Sanık … hakkında müşteki …’na yönelik eylemi hakkında yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazlarının reddi ile,
1-Müşteki …’na ait içinde kimlik, kredi kartları, cep telefonu gibi eşyalarının olduğu montunun suç tarihi olan 19.11.2007 tarihinde, seyahat etmekte olduğu otobüs firması Metro Dinlenme Tesislerinde mola verdiği sırada, bırakmış olduğu, yolcu koltuğundan çalındığı, sanık …’ın kendisinin kullandığını ikrar ettiği cep telefonu numaralarının olay saatlerinde suç mahalli çevresindeki baz istasyonlarının kullanması suretiyle sinyal verdiği, sanığın mahkeme aşamasında alına savunmasında, suça konu telefonu kendisinin kullandığını, olay tarihinde, otobüsle İstanbul iline giderken belirtilen tesiste mola verdiklerini, ancak suça konu eşyaları kendisinin çalmadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmediğinin anlaşılması karşısında; dosyada suçun sanık tarafından işlendiğine dair, suç tarihinde kullanmış olduğu cep telefonu sinyal bilgilerinin olay mahalli çevresinde sinyal vermesi dışında; hükümlülüğüne yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-TCK’nın 58. maddesinin uygulaması sırasında tekerrüre esas alınan İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/512-2007/849 E-K sayılı ilamının kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonraki bir tarih olması nedeniyle tekerrüre esas oluşturmayacağı; bu ilamın yerine adli sicil kaydında yazılı olan Balıkesir 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.05.2006 tarihinde kesinleşen 17.05.2006 gün ve 2004/693-403 sayılı ilamına konu hırsızlık suçundan hükmedilen 2 ay 6 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
II-j) Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik eylemi hakkında yapılan incelemede;
./.
Diğer temyiz itirazlarının reddi ile,
1-Sanık …’ın, müştekilere yönelik eylemlerinde, suç tarihlerinde Adil Vezirhöyük adına kayıtlı telefon hattını kullandığı ve bu hattın suç tarihlerinde suç mahalli çevresindeki baz istasyonlarının kullanması suretiyle sinyal verdiğine ilişkin tespitin mahkumiyete esas alındığı, ancak sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, hattın sahibi olan Adil Vezirhöyük isimli bir kişiyi tanımadığını, onun adına kayıtlı 0539 227 51 98 numaralı telefon hattını da kullanmadığını, üstelik suç tarihinde, bir başka eylemi nedeniyle yakalandığını ve İzmir Buca Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın suçun işlendiği 05.01.2007 tarihinde cezaevinde olup olmadığının tespit edilerek, cezaevinde veya gözaltında değilse belirtilen telefon numarasının sanık tarafından kullanıldığına ilişkin delillerin karar yerinde gösterilmediği, Jandarmanın bilgi notunda telefon hattının sanık tarafından kullanıldığına ilişkin bilginin delilinin dosyaya yansıtılmadığı gözetilerek, kolluktan bu telefon hattının sanık tarafından kullanıldığına ilişkin delillerin ne olduğunun sorulması, hat sahibi Adil Vezirhöyük’ün suça konu hattın kendisine ait olup olmadığı husus sorulup, suça konu hattı kullanmadığını ve kendisi adına kayıtlı böyle bir numaranın bulunmadığını savunması halinde; Adil Vezirhöyük isimli şahsın kimlik bilgileri kullanılarak hattın açık hat olarak alınmış olabileceği ihtimali de değerlendirilerek, sanığın adına kayıtlı bulunan 0539 227 51 98 telefon numarasını kabul etmemesi sebebiyle abone kayıt sözleşmesinin aslının GSM şirketinden istenilerek, sanıktan alınan imza örnekleri ile karşılaştırmasının uzman bilirkişi marifetiyle yapılması, ayrıca sanığın o tarihte aradığı veya sanığı arayan üçüncü şahıslara ait cep telefonu numaraları ile bu şahısların kimlikleri tespit edilerek beyanlarının alınarak sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorularak sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
II-k) Sanıklar … ve … hakkında müşteki …’a yönelik eylemleri hakkında yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazlarının reddi ile,
Müşteki …’a ait bilgisayar ve fotoğraf makinesinin, suç tarihi olan 27.03.2008 tarihinde, seyahat etmekte olduğu otobüs firması Susurluk Zirve Dinlenme Tesislerinde mola verdiği sırada, bırakmış olduğu, yolcu koltuğu üst raf kısmından çalındığı, sanıklar … ve …’ın olay tarihlerinde kız arkadaşlarına gitmek için İstanbul otobüslerine bindiklerini ve belirtilen tesiste de mola verdiklerini, ancak atılı suçu işlemediklerini beyan ederek suçlamayı kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında; dosyada suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair, aşamalarda olay yerinde bulunduklarına dair beyanları dışında; hükümlülüklerine yeterli hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
./.
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın ve …’nun temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA,
II-l) Sanık … hakkında müşteki …’a yönelik eylemleri hakkında yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazlarının reddi ile,
1-Müşteki …’a ait lap top bilgisayarın suç tarihi olan 23.01.2008 tarihinde, saat 03:00 sıralarında, seyahat etmekte olduğu otobüs firması Susurluk Türker Dinlenme Tesislerinde mola verdiği sırada, bırakmış olduğu, koltuk üst raf kısmından çalındığı, sanık …’ın ise, aynı gün, gönderici ismi kendi olan bir kargo paketini, İstanbul ili Taksim şubesinden, İzmir ili Nokta şubesine alıcısı Serkan Okay şeklinde gönderdiği, sanığın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek, Susurluk ilçesinde hiç bulunmayıp, İzmir ilinde Şöforlük yaptığını, kimseye kargo göndermediğini beyan ettiği, dosya içeriğinde mevcut kargo şirketinin göndermiş olduğu cevabi belgede kargo içeriği hakkında herhangi bir kaydın bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın alınan aile nüfus kayıt örneğinde, kardeşinin isminin Serkan Okyay olduğunun anlaşılması karşısında, Serkan Okyay’ın tanık olarak dinlenilerek, olaya konu kargo paketini teslim alıp almadığı,almış ise içeriği hususlarında beyanının alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın ‘ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30/05/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.