YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1372
KARAR NO : 2017/2628
KARAR TARİHİ : 15.03.2017
Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından sanık … hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetlerine ilişkin Karşıyaka 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04.12.2013 tarih 2013/366 E.-2013/542 K. sayılı hükümlerin sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 16.05.2016 tarih ve 2015/5576-2016/9039 sayılı ilamı ile TCK’nın 53. maddesinin uygulanması yönünden D.ONAMA yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.02.2017 tarih ve 2017/6184 sayılı yazısı ile verilen kararın Düzeltilerek Onanması yönünde itiraz talebinde bulunulması sebebiyle itirazla ilgili değerlendirme yapılmak üzerine dosya 15.03.2017 gününde Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2017 tarih ve 2017/6184 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 16.05.2016 tarih ve 2015/5576-2016/9039 sayılı ilamı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 Sayılı TCK 53.madde 1.fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
2-Hükümden sonra 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayamlanarak yürürlüğe giren, 6545 sayılı Yasanın 85. maddesi ile 5320 sayılı Yasaya eklenen Geçici 7. madde ile; TCK’nın 191. maddesinde düzenelen kullanmak için uyuşturcu madde bulundurmak suçu nedeniyle “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilebileceğinin öngörülmesi nedeniyle, TCK’nın 7/2 maddesi gözetildiğinde, bu suça ilişkin ilamın ikinci kez tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesine ve sanığın ikinci kez mükerrir sayılmasına ilişkin bölümlerin ” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu
olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına ve sanık hakkında cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.