Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2017/1374 E. 2017/5865 K. 23.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1374
KARAR NO : 2017/5865
KARAR TARİHİ : 23.05.2017

Hırsızlık suçundan sanık … hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23/05/2012 tarih 2010/441 Esas, 2012/770 Karar sayılı hükmün sanık …’un temyizi üzerine Dairemizin 27.10.2014 tarih ve 2014/8966 Esas 2014/29588 Karar sayılı ilamı ile oybirliği ile onaması yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.02.2017 tarih ve 2017/4490 sayılı yazısı ile, sanık …’un örgüt yöneticiliği kapsamında bu suçu işlediğinden bahisle mahkumiyetine karar verildiği, oysaki örgüt suçu ile ilgili davanın henüz kesinleşmediği, bu nedenle sanık hakkında verilen mahkumiyet kararın kaldırılarak, bozulması şeklinde karar verilmek üzere itiraz ile dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.02.2017 tarih ve 2017/4490 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 27.10.2014 tarih ve 2014/8966 Esas 2014/29588 Karar sayılı kararı sanık … bakımından kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Müşteki …’nın park halindeki kilitli aracının gündüzleyin 27/10/2008 tarihinde düz kontak yapılarak çalındığı, aracın bir gün sonra terk edilmiş halde bulunduğu ve müştekiye iade edildiği, sanık … ve temyiz dışı sanıklar …, …, …, … ve … hakkında “Adet Gereği Açıkta açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı, sanık …’un yönetici olarak kabul edildiği, toplam 27 sanığın bulunduğu, 60 ayrı eylem sebebiyle, (42 nolu eylem müşteki …’ya karşı eylemi hakkında) sanık … hakkında Pendik Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen örgüt kurma ve örgüte üye olma suçlarından açılan kamu davasının Pendik 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/698 Esas sayılı sırasına kaydedildiği, sanıkların bu soruşturma sırasında telefonlarının dinlenmesi sırasında elde edilen müşteki …’nın aracının çalınması eylemi ile ilgili tapelerde, suç tarihinde sanıklardan …’ın … ile yaptığı telefon görüşmesinde “bi cezaevi var, bi üçevler var, bi de şey var, yahyalar var ha, üç tane ” dediği, yine bir gün sonra …’in …isimli bir kişi ile yaptığı telefon görüşmesinde “Neydi o kıa 55 plaka mı”, dediği, …’in ” he üçü cezaevi ” dediği, …’in ” tamam biliyorum, ordan 55 demi” diyerek müştekinin çalınan 55 plakalı aracından bahsettikleri, ancak tape kayıtlarında dosya içerisinde sanık … hakkında bir kaydın bulunmadığı, örgüt dosyası ile ilgili Pendik 3. Asliye Ceza Mahkemesinde 2009/698 Esas, 2010/613 Karar sayılı dosyasında sanık … hakkında mahkumiyet kararı verildiği, yerel mahkemenin de gerekçesinde sanığın mahkumiyetine esas olarak, sanık … hakkında Pendik 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararında, suç örgütü kurmak suçundan mahkumiyet kararı verilmesinin esas alındığı, ancak bu kararının kesinleşmemiş olup, kararın davanın görev yönünden özel yetkili mahkemelerde görülmesi gerektiğinden bahisle Yargıtay 9. Ceza Dairesince bozulduğu, Uyap ekranı üzerinden yapılan sorgulamada, davanın İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/131 Esas sayılı dosyasında devam etmekte iken, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin kapatılmasından sonra, mahkemesince 16/03/2017 tarihinde görevsizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmakla, davalar arasında doğrudan doğruya bağlantı olduğu, bu nedenle, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinde yürütülen suç ile ilgili dosyanın akıbeti araştırılıp derdest ise her iki dava dosyanın birleştirilmesi veya bekletici mesele yapılması, kesinleşmişse dosya içerisine konulmasından sonra, hukuki durumun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 23/05/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.