Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2017/1834 E. 2017/4332 K. 19.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1834
KARAR NO : 2017/4332
KARAR TARİHİ : 19.04.2017

Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …, … ve … ’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1, 151/1, 116/4, 119/1-c, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince ayrı ayrı 11 ay 20 gün hapis, 1 ay 20 gün hapis ve 10 ay hapis cezası cezalandırılmalarına, anılan Kanun’un 50/1-f maddesi gereğince hapis cezalarının kamuya yararlı işte çalışmaları tedbirine çevrilmesine dair Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2015 tarihli ve 2013/2 esas, 2015/20 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 13.01.2017 gün ve 94660652-105-09-13732-2016-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.01.2017 gün ve 2017/4330 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE;

Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı suçların kanunda öngörülen cezasının nev’i ve süresine göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca 7,5 yıllık dava zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, suçun işlendiği 21/02/2005 tarihi ile kararın verildiği 22/01/2015 tarihleri arasında 765 sayılı Kanun’un 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden sanığın mahkûmiyetlerine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen 24.06.2009 tarihli mahkumiyet hükümlerinin müdafiileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.10.2012 tarih, 2011/35459 esas ve 2012/22213 karar sayılı kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verilmesi sonrası mahkemece yapılan yargılama sırasında 21.03.2013 tarihli oturumda hazır bulunan suça sürüklenen çocuklar … ile … ve suça sürüklenen çocuklar … ile … müdafiilerinin yüzlerine karşı mahkemece, suça sürüklenen çocukların on sekiz yaşlarını doldurmaları sebebiyle müdafii olarak görevlendirilen bütün avukatların görevlerinin bittiğinin bildirildiği, suça sürüklenen çocuk …’ın talimat mahkemesi aracılığıyla alınan beyanında da müdafii istemediğini bildirdiği, her ne kadar sonraki celselerde suça sürüklenen çocuk … müdafii olarak duruşmalara katılan müdafii bulunsa da suça sürüklenen çocuk …’a 21.03.2013 tarihli oturumda yapılan bildirim ve suça sürüklenen çocuğun 24.10.2013 tarihli oturumda alınan savunmasını müdafii bulunmadan yapması da gözetilerek suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’ın yokluğunda verilen hükümlerin suça sürüklenen çocukların kendilerine tebliği yerine görevleri bittiği bildirilen müdafiilerine tebliğ edildiği, suça sürüklenen çocuk … ‘un hükümlü olarak bulunduğu cezaevinde yapılan karar tebliğinin ise 5271 sayılı CMK’nın 35/3 maddesine aykırı şekilde kendisine tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2015 tarihli ve 2013/2 esas, 2015/20 karar sayılı kararının usulen kesinleşmediği belirlenmekle, kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’a usulüne uygun tebliğ edildikten ve karar kesinleştikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 19.04.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.