YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2132
KARAR NO : 2017/4016
KARAR TARİHİ : 12.04.2017
Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Tuzla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/11/2011 tarihli ve 2009/2368 esas, 2011/775 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 21.02.2017 gün ve 94660652-105-34-4682-2013-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.03.2017 gün ve 2017/13814 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, müşteki …’in 30/07/2008 ve 04/11/2008 tarihli soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde, kendilerinin araç ile ilgilenirken bayanlardan bir tanesinin aracın ön koltuğunun altında bulunan çantasını aldığını görür görmez hemen peşinden koştuğunu, ancak üç kişinin birlikte araca bindiklerini, kendini sürüklemek suretiyle araçla olay mahallinden uzaklaştıklarını, sürüklemeden dolayı bacaklarında ve kafasında yaralanmaların oluştuğunu, 02/03/2010 tarihli duruşmada da onlara ait araçtan kendine ait çantayı ellerinden almaya çalışırken bir müddet kendini sürüklediklerini, yere düştüğünü belirttiği, eşi müşteki …’in de aşamalarda olayı aynı şekilde anlattığının anlaşılması karşısında, eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-c maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Somut olayda, yokluğunda verilen Tuzla 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25/11/2011 tarihli ve 2009/2368 esas, 2011/775 karar sayılı kararının sanık …’ın 11/06/2010 tarihinde yakalama emri üzerine alınan beyanı sırasında bildirdiği adresi olan ‘… mahallesi …sokak No: 8…” adresi yerine mernis adresi olan ”…Mahallesi…Sokak No: 16 İç Kapı No: 2 …” adresine tebliğe çıkartılarak Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre 28.12.2011 tarihinde tebligat yapıldığı, bu itibarla yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşılmakla; sanığa gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün kesinleşmediği, kesinleşmemiş karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından sanık …’a gerekçeli kararın usulüne uygun tebliği ile hükmün kesinleşmesi halinde yeniden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 12.04.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.