YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2215
KARAR NO : 2017/3852
KARAR TARİHİ : 10.04.2017
Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin Afyonkarahisar 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15/04/2014 tarih ve 2013/367-2014/146 sayılı hükümlerin temyizi üzerine Dairemizin 21.06.2016 tarih ve 2015/6921-2016/11528 sayılı kararı ile işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün onanması ve hırsızlık suçundan kurulan hükmün bozulması yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.03.2017 tarih ve 2017/1428 sayılı yazısı ile suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen hükmün onanması yolundaki kararının bozulması yönünde itirazda bulunulması üzerine yeniden değerlendirme yapılmak üzerine dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2017 tarih ve 2017/1428 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün onanması yolunda verilen Dairemizin 21.06.2016 tarih ve 2015/6921-2016/11528 sayılı kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde 18 yaşını bitirmediği ve hapis cezası içeren engel hükümlülük kaydı bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmedilen kısa süreli hapis cezasının, TCK’nın 50/1. maddesinde ön görülen adli para cezasına veya yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suçun suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 10.04.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.