Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2017/302 E. 2017/3704 K. 05.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/302
KARAR NO : 2017/3704
KARAR TARİHİ : 05.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanığın karşılıksız yararlanma suçundan mahkumiyetine dair verilen 30/01/2013 tarihli, 2012/203 E. ve 2013/44 K. sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 23.03.2015 tarihli ve 2013/30016 E. , 2015/5292 K. sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilip, bozmadan sonra yapılan yargılamada, mahkemece 31/05/2016 tarihli ve 2015/139 E ., 2016/240 K. sayılı kararla bozma kararının 1 numaralı bendine uyulmayarak sanık hakkında yeniden beraat kararı verilmiş ise de; mahkeme tarafından katılan kurumdan ve kolluk görevlilerinden bilgi istenmesi suretiyle bozma kararının gereğinin yerine getirilmeye çalışıldığı, akabinde gerekçenin genişletilmesi ve değiştirilmesi suretiyle hüküm kurulduğu ve bu hükmün de Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ nun istikrar bulmuş içtihatları uyarınca (Örneğin, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ nun 25/10/2016 gün 2015/783 esas ve 2016/377 karar sayılı kararı) eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2016 tarihli ve 2015/139 E ., 2016/240 sayılı hükmünün Dairemizce yapılan incelemesinde;
Hakkında Kaynarca Köyü’nde bulunan tarımsal sulama alanında abonesiz ve sayaçsız olarak elektrik kullandığına dair tutanak düzenlenen sanığın soruşturma aşamasında alınan 28/09/2011 tarihli ifadesinde, 2419 numaralı aboneliğini 2000 yılından itibaren kullandığını; kovuşturma aşamasında alınan 14/12/2012 tarihli ifadesinde, tutanağa konu sulama kuyusunun kendisine ait olmadığını beyan etmesi, katılan kurumun 23/11/2005 havale tarihli cevabi yazısında suç tarihinde de var olan 2419 numaralı aboneliğin 23/10/2000 tarihinde yapıldığının belirtilmesi, kolluk görevlilerince düzenlenen 10/02/2016 tarihli tutanakta, bahse konu tarlanın ve sulama kuyusunun tutanak tarihinde ve öncesinde sanık tarafından kullanıldığının, tutanağın düzenlendiği 25/09/2010 tarihinde ve öncesinde sayaç bulunduğunun tespit edildiğinin belirtilmesi, kolluk görevlilerince düzenlenen 02/05/2016 tarihli tutanakta da sanığın 1 adet kuyusunun bulunduğunun tespit edilmesi ile 15/10/2012 tarihli keşif tutanağında tespite konu tarımsal sulama kuyusunda sayaç ve abone olmadığı halde elektrik sarfiyatının yapıldığının belirtilmesi karşısında; tutanaklar ve beyanlar arasındaki çelişkinin giderilerek sanığın 2010 yılına ait Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı bir çiftçi olup olmadığının araştırılıp, keşif işlemi sırasında tutanak görevlileri, sanık ve tapu fen bilirkişisinin de hazır edilmesi suretiyle suça konu tarımsal sulama kuyusunun bulunduğu arazinin sanığın ekim yaptığı arazi olup olmadığının araştırılması ile sanıktan başkaca kişilerin ekim yaptığının tespiti halinde sonucuna göre suç duyurusunda bulunularak kamu davası açıldığı takdirde bu dosya ile birleştirilip yapılacak yargılama sonucunda sanığın ve varsa başka kişilerin hukuki durumlarının tespiti yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05/04/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.