YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3456
KARAR NO : 2017/10562
KARAR TARİHİ : 12.10.2017
Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20/04/2017 tarihli ve 2014/56452 soruşturma, 2017/10782 esas, 2017/8140 sayılı iddianamenin iadesine dair Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2017 tarihli ve 2017/164 sayılı iddianame değerlendirme kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/05/2017 tarihli ve 2017/460 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 25.07.2017 gün ve 94660652-105-34-6760-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.08.2017 gün ve 2017/47271 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği cihetle; her ne kadar şüphelinin üzerine atılı kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan dolayı uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekmekte ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/6. maddesinde “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” şeklindeki istisnai durum karşısında, yabancı uyruklu olan ve yurt dışında ikamet ettiği anlaşılan şüpheli hakkında uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesi olanağının bulunmaması karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Her ne kadar şüphelinin üzerine atılı kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf suçundan dolayı uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerekmekte ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253/6. maddesinde “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” şeklindeki istisnai durum karşısında, yabancı uyruklu olan ve yurt dışında ikamet ettiği anlaşılan şüpheli hakkında uzlaştırma işlemlerinin yapılabilmesi olanağının bulunmaması karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine
karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden kabulü ile Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/05/2017 tarihli ve 2017/460 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 12/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.