YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4486
KARAR NO : 2017/12449
KARAR TARİHİ : 09.11.2017
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuklar …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 31/3, 168/1 ve 62/1-son maddeleri uyarınca 11 ay 3 gün hapis, suça sürüklenen çocuk …’in anılan Kanun’un 142/2-h, 31/3, 168/1 ve 62/1-son maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/06/2016 tarihli ve 2016/83 esas, 2016/384 sayılı kararına karşı suça sürüklenen çocuk … müdafii tarafından yapılan itirazın kabulüne suça sürüklenen çocuklar … ve … haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin 08/08/2016 tarihli ve 2016/416 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 18.10.2017 gün ve 94660652-105-16-7487-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.10.2017 gün ve 2017/59574 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Mercii İnegöl Ağır Ceza Mahkemesince suça sürüklenen çocuk … müdafiinin itirazı üzerine suça sürüklenen çocukların daha fazla alma olanağı varken yalnızca 3 paket sigarayı almaları nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesinin haklarında uygulanabileceği, her ne kadar suça sürüklenen çocuk … tarafından karara itiraz edilmemiş ise de olayın bir bütünlük arz ettiği ve suça sürüklenen çocuklardan biri lehine yapılacak değişikliğin diğer suça sürüklenen çocuğa da etki etmesi gerektiğinden bahisle her iki suça sürüklenen çocuk yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ikinci kısmında olağan kanun yollarının, itiraz, istinaf ve temyiz olarak düzenlendiği, istinaf kanun yoluna ilişkin olarak mezkur Kanun’un 280/3. maddesi ile “Birinci ve ikinci fıkra uyarınca verilen kararların sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yararlanırlar.” ve temyiz kanun yoluna ilişkin olarak anılan Kanun’un 306/1. maddesinde de benzer şekilde “Hüküm, sanık lehine bozulmuşsa ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanması olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından yararlanırlar.” şeklinde düzenlemeye yer verilmek sureti ile temyiz ve istinaf kanun yollarında kanun yoluna başvurmayan taraf açısından lehe sirayetin yapılabileceğinin açıkça hükme bağlandığı, buna karşın itiraz kanun yoluna ilişkin olarak kanun koyucu tarafından itiraz yoluna başvurmayan sanık açısından lehe mercii kararının sirayeti hususunda düzenleme yapılmadığı, bu durumda suça sürüklenen çocuk … açısından 11/07/2016 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, diğer suça sürüklenen çocuk yönünden yapılan itiraz incelemesi sırasında sirayet ettiği gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ikinci kısmında olağan kanun yollarının, itiraz, istinaf ve temyiz olarak düzenlendiği, istinaf kanun yoluna ilişkin olarak mezkur Kanun’un 280/3. maddesi ile “Birinci ve ikinci fıkra uyarınca verilen kararların sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yararlanırlar.” ve temyiz kanun yoluna ilişkin olarak anılan Kanun’un 306/1. maddesinde de benzer şekilde “Hüküm, sanık lehine bozulmuşsa ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanması olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından yararlanırlar.” şeklinde düzenlemeye yer verilmek sureti ile temyiz ve istinaf kanun yollarında kanun yoluna başvurmayan taraf açısından lehe sirayetin yapılabileceğinin açıkça hükme bağlandığı, buna karşın itiraz kanun yoluna ilişkin olarak kanun koyucu tarafından itiraz yoluna başvurmayan sanık açısından lehe mercii kararının sirayeti hususunda düzenleme yapılmadığı, bu durumda suça sürüklenen çocuk … açısından 11/07/2016 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, diğer suça sürüklenen çocuk … yönünden yapılan itiraz incelemesi sırasında sirayet ettiği gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile İnegöl Ağır Ceza Mahkemesi’nin 08/08/2016 tarihli ve 2016/416 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, İnegöl Ağır Ceza Mahkemesi’nin 08/08/2016 tarihli ve 2016/416 Değişik İş sayılı kararından “suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına” ibaresinin çıkarılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 09/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.