YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4563
KARAR NO : 2017/14287
KARAR TARİHİ : 07.12.2017
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin, 13.03.2017 tarihli dilekçesi ile yasal sürede hükmü temyiz etmesinden sonra sanığın 14.03.2017 tarihli cezaevi aracılığıyla gönderdiği dilekçesi ile mahkemeden aldığı cezanın hükmünü kabul ettiğini, iç tasdik işlemleri hususunda gereğinin yapılmasını istediğini talep ettiği anlaşılmış ise de; sanığın bu isteminin temyizden vazgeçme anlamına gelmediği kabul edilerek tebliğnamedeki bu hususa ilişkin düşünceye iştirak edilmeden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’nin 20.03.2017 tarihli 2017/314-375 sayılı ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında ilk derece mahkemesi olan Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05.01.2017 tarih, 2016/759 esas ve 2017/1 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinden 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’nin 03/11/2017 tarih, 2017/314-375 sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 62. maddelerinden 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 286/1. maddesi hükmüne göre kural; istinaf mahkemelerinin verdiği bozma kararları dışındaki kararların temyize tâbi olmasıdır.
Bu kuralın istisnaları CMK’nın 286. maddesinin ikinci fıkrasında sekiz bent olarak düzenlenmiş olup, verilen cezaların istisnalar kapsamına girip girmediği değerlendirildiğinde;
İstinaf mahkemesince sanık hakkında verilen karar, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı olmadığı için CMK’nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının “a” bendindeki istisna kapsamına girmez.
Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen ceza beş yıldan fazla hapis cezası olduğundan CMK’nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının “b” bendinde düzenlenen istisna kapsamına da girmediği gibi aynı maddenin ”c, d, e, f, g, h ve ı” bendlerinde düzenlenen istisnalar kapsamına da girmeyeceği gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’nin 03/11/2017 tarih, 2017/314-375 sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün kaldırılarak sanığın 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 62. maddelerinden 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına yönelik hükmün temyizi kâbil olduğu sonucuna varılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 145, 147 ve 168. maddelerinin uygulanmamasına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın olay tarihinde gündüz vakti katılanın staj yaptığı… Devlet Hastanesi beyin cerrahi servisinde boş bir odaya bıraktığı çanta içinden, içerisinde 50 TL para, üç adet banka kartları ve öğrenci kartı bulunan cüzdanı aldığı şeklinde gerçekleşen olayda, suça konu para ve banka kartalarının değeri, suçun işleniş şekli ve özellikleri de dikkate alınarak kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesi uyarınca indirim yapılmasının ve koşullarının oluşmaması sebebiyle aynı Kanunun 147. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı gibi katılanın zararının ilk derece mahkemesince verilen süreye rağmen sanık tarafından giderilmediği, sanığın Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından 09/03/2017 tarihli oturumda alınan beyanında zararı karşılayamayacağını beyan etmesi karşısında; aynı Kanunun aynı Kanunun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün de uygulanamayacağı belirlenmekle, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılıp verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, 07/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.