Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2017/5254 E. 2017/13837 K. 30.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5254
KARAR NO : 2017/13837
KARAR TARİHİ : 30.11.2017

Gece vakti iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37/1. maddesi delaleti ile 116/2-4 ve 119/1-c maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/04/2017 tarihli ve 2017/109 esas, 2017/308 sayılı kararının istinaf edilmeden kesinleşmesini müteakip, karardaki maddi hatanın düzeltilmesine yönelik yapılan tavzih talebinin reddine ilişkin anılan Mahkemenin 13/06/2017 tarihli ve 2017/109 esas, 2017/308 sayılı ek kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 31.10.2017 gün ve 94660652-105-46-8841-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.11.2017 gün ve 2017/62395 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 227-228 sayılı kararında belirtilen “Esasen olağan bir dikkat ve özenin gösterilmesi halinde gerçekleşmeyecek olan isim, yaş ve hesap hataları, yargı kararlarında ‘maddi yanılgı’ veya ‘yazım hatası’ diye isimlendirilen beşeri hatalardır. Yargılama araçlarının belirli bir biçimde takdir edilmelerinden kaynaklanan değerlendirme hataları ise hukukî yanılgılardır. Hukukî yanılgılar, ancak başka bir merci tarafından ve yasa yolu başvurusuyla açılan bir talî muhakeme ile giderilebilir. Yargı ve kararlardaki maddî yanılgıların düzeltilmesi ise herhangi bir yöntem ve zamanla sınırlı değildir. Bu yanılgılar, bizzat bu hatayı yapan merci tarafından, kendiliğinden veya bir yasa yolu başvurusu üzerine verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilebilir.” biçimindeki açıklamalar karşısında, somut olayda sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37/1. maddesi delaleti ile 116/2-4 ve 119/1-c maddeleri gereğince 2 yıl 12 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, anılan Kanun’un 119/1-c maddesi gereğince bir kat oranında yapılan arttırım sonucunda neticeten 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesinin, hesap hatasından kaynaklandığı ancak bu hatanın Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararı doğrultusunda mahallinde mahkemesince düzeltilebileceği anlaşılmakla, söz konusu maddi hatanın düzeltilmesine yönelik talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 227-228 sayılı kararında belirtilen “Esasen olağan bir dikkat ve özenin gösterilmesi halindegerçekleşmeyecek olan isim, yaş ve hesap hataları, yargı kararlarında ‘maddi yanılgı’ veya ‘yazım hatası’ diye isimlendirilen beşeri hatalardır. Yargılama araçlarının belirli bir biçimde takdir edilmelerinden kaynaklanan değerlendirme hataları ise hukukî yanılgılardır. Hukukî yanılgılar, ancak başka bir merci tarafından ve yasa yolu başvurusuyla açılan bir talî muhakeme ile giderilebilir. Yargı ve kararlardaki maddî yanılgıların düzeltilmesi ise herhangi bir yöntem ve zamanla sınırlı değildir. Bu yanılgılar, bizzat bu hatayı yapan merci tarafından, kendiliğinden veya bir yasa yolu başvurusu üzerine verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilebilir.” biçimindeki açıklamalar karşısında, somut olayda sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37/1. maddesi delaleti ile 116/2-4 ve 119/1-c maddeleri gereğince 2 yıl 12 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, anılan Kanun’un 119/1-c maddesi gereğince bir kat oranında yapılan arttırım sonucunda neticeten 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesinin, hesap hatasından kaynaklandığı ancak bu hatanın Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararı doğrultusunda mahallinde mahkemesince düzeltilebileceği anlaşılmakla, söz konusu maddi hatanın düzeltilmesine yönelik talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Kahramanmaraş 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13/06/2017 tarihli ve 2017/109 esas ve 2017/308 karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 30/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.