Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2017/5665 E. 2017/14281 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5665
KARAR NO : 2017/14281
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gaziantep 1. Çocuk Mahkemesinin 23/02/2012 tarihli ve 2011/520 esas, 2012/154 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanarak, anılan Kanun’un 141/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 20 hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gaziantep 1. Çocuk Mahkemesinin 17/12/2015 tarihli ve 2014/316 esas, 2015/1362 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 15.11.2017 gün ve 94660652-105-27-6140-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 22.11.2017 gün ve 2017/65441 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE;

1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği tarih itibarıyla 18 yaşını ikmal etmeyen ve adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde;
2-Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 21/09/2017 tarihli ve 2017/3403 esas, 2017/9278 sayılı kararında da belirtildiği gibi, hırsızlık suçuna konu eşyanın kilitli ve park halinde bulunan motorsiklet olduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e maddesi yerine suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 141/1 maddesi gereğince uygulama yapılmasında anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

I- (2) nolu kanun yararına bozma talebine yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya kapsamına göre; müştekiye ait direksiyon kilidi ile kilitli park halinde bulunan motosikleti çalan suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeden aynı Yasanın 141/1. maddesi ile hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmüş olduğundan KABULÜ ile hırsızlık suçu yönünden suça sürüklenen çocuk … hakkında Gaziantep 1. Çocuk Mahkemesinin 17/12/2015 tarihli ve 2014/316 esas, 2015/1362 Karar sayılı hükmün CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma uygulamaya yönelik olduğundan aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince, suça sürüklenen çocuk hakkındaki (1) nolu maddede yer alan 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafın hüküm fıkrasından çıkartılıp yerine, “Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hırsızlık suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,” cümlesinin eklenmesine, yine 31/3 ve 62. maddenin uygulanmasına ilişkin kısımlarda yer alan “8 ay” ve “6 ay 20 gün” ibarelerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla “1 yıl 4 ay” ve “1 yıl 1 ay 10 gün” ibarelerinin eklenip bu maddelerden sonra gelmek üzere “Suça sürüklenen çocuk hakkında kesinleşen cezanın 6 ay 20 gün hapis cezası olması sebebiyle suça sürüklenen çocuğun 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” cümlesinin Mahkeme kararına İLÂVESİNE, ve sonuç cezanın 6 ay 20 gün hapis cezası olarak BELİRLENMESİNE, karardaki DİĞER HUSUSLARIN AYNEN YERİNDE BIRAKILMASINA,
II- (2) nolu kanun yararına bozma talebine yönelik yapılan incelemede;
Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 tarih ve 647/43 ile 23.03.2004 tarih ve 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nın 142/1-e maddesinin uygulanmamış olması sebebiyle, 5237 sayılı TCK’nın 141/1, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmiş ise de; suça sürüklenen çocuğun sabit kabul edilen eyleminin TCK’nın 142/1-e maddesi uyarınca 2 yıl olarak belirlenip TCK’nın 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca indirim yapıldığında hapis cezasının 1 yıl 1 ay 10 gün olarak tespiti karşısında TCK 50/3. maddesinin uygulama sınırları dışında bir ceza belirleneceğinden ve aksi hal suça sürüklenen çocuğun; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasını sağlayacak, suça sürüklenen çocuğa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olacağından anılan hususa yönelik yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 07/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.