YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/11200
KARAR NO : 2019/4333
KARAR TARİHİ : 19.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık savunması, mağdur beyanı, tanık ifadesi bir bütün halinde değerlendirildiğinde; müştekinin kız arkadaşı tanık …’in müştekinin aracında bulunan sigarayı alması için sanığa aracın anahtarını verdiği sanığın da araçta bulunan sigarayı alırken vermek için arabada bulunan teyp başlığını da aldığı, ayrıca daha önce müştekiyle aralarında husumet bulunduğundan aracın lastiğini de kestiğinin anlaşıldığı somut olayda, sanığın olayın başlangıcından beri amacının müştekiye zarar vermek olduğu bu bağlamda tek başına kullanılması mümkün olmayan teyp başlığını da müştekinin kullanamaması amacıyla götürdüğü dikkate alındığında eyleminin sadece mala zarar verme suçunu oluşturduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ”etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarıldığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında bulunması sebebiyle 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yapılması için dosyanın yeniden değerlendirilmesi lüzumu karşısında, ihbara konu suça ilişkin belirtilen işlemlerin akıbetinin mahkemesinden sorulup sonucuna göre hükmün açıklanıp açıklanamayacağının tartışılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 19/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.